banner69

Akıllı Şehircilikte Asıl Konu Güvenlik

Akıllı şehirciliğin teknoloji çöplüğü değil stratejik bir program olduğunu vurgulayan Aybar Yılmaz, Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin ‘Akıllı Şehircilik Daire Başkanlığı’nı kuran ilk belediye olarak önemli bir adım attığını belirtirken “Dikkat edilmesi gereken ana husus güvenliktir” dedi. --

ÖZEL HABER 05.10.2021, 22:06 06.10.2021, 01:29
Akıllı Şehircilikte Asıl Konu Güvenlik
  • N. Nuri Yavuz
  • Röportaj

Dijitalleşmeyle, gündelik hayatımızda birçok nesne akıllı hale gelirken tüm insanlıkta gözle görünür bir akıl tutulması yaşanıyor. Richard Sennett, ‘Karakter Aşınması’ adlı kitabında düşünür Hans-Georg Gadamer’den şu alıntıyı yapıyor:

‘Benliğimiz kendine hâkim değil’; benliğimizin zaman içindeki tesadüfler ve tarih parçacıkları tarafından belirlenen “bir ‘olay’ olduğunu söylemek mümkün” diyor. Gadamer buradan, ‘insanın kendisinin farkında olma durumu, tarihin kapalı devresinde bir an belirip sönen bir ışık gibidir’ sonucuna varıyor. Günümüz kapitalizminde karşılaştığımız karakter sorunu budur işte. Ortada bir tarih var, ama insanlarca paylaşılan bir mücadele anlatısı ve dolayısıyla ortak bir kader yok. Bu koşulları altında karakter aşınır; ‘Bana ihtiyaç duyan kim var?’ sorusu yanıtsız kalır.

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını, aslında bu soruya bir nevi cevap verdi: İnsanın, insana ihtiyacı var!.. Yerkürede ölüm, hastalık, yoksulluk ve adaletsizliğin büyüdüğü günlerde insanlığın ortak dayanışma ruhuna güç katanlar olduğu gibi şartları fırsata çevirenler de oldu: Homo homini lupus. (İnsan insanın kurdudur!) Yine işledi. Fakat sınırlı da kalsa gündelik telaş ve homurtudan rafine düne karşı vefalı, bugüne duyarlı ve en önemlisi de geleceğe karşı sorumlu yaşayanlar var. Bu kentte görebildiğim kadarıyla onlardan biri de Bursalı yazar Aybars Yılmaz. İkinci kitabı ‘Detaydakiler’, satışa çıktı. Şehircilik çalışmalarıyla da dikkat çeken Yılmaz’a merak ettiklerimizi sorduk…

  • Aybars Yılmaz kimdir?

1982 Bursa Keles doğumlu. Uludağ Üniversitesi Makine Mühendisliği bölümünü bitirdi. Evli ve iki kız çocuğu babasıdır. Ulusal ve uluslararası çapta organize olmuş, Üniversiteli Bursasporlular Derneği, Üni-Dağ ve İYSİAD (İdealist Yönetici ve Sanayici İş Adamları Derneği) gibi STK’larda

kurucu üyelik; Ülkü-Tek Bursa Şubesi’nde Yönetim Kuruluğu Üyeliği yapmıştır. Bursa’da 2023 Hareketi adıyla, Türkiye’de kurulan ilk yerel think-thank organizasyonunun da kurucusudur.

TUBİTAK organizasyonu ile katıldığı Stratejik Ürün ve Teknoloji Yönetimi Mentörlüğü programı kapsamında, ülke sanayisine yönelik gönüllü bilgi paylaşımında bulunmaktadır.

Ulusal sahada, teknik ve teknoloji konularında gerçekleştirdiği yerli ve milli çalışmalardan ötürü, ilgili devlet kurumları tarafından taltif edilmiş şahsi ve paydaş ödülleri mevcuttur. Bursa’da, yerel idare ve yönetim kurumlarıyla paylaştığı, hayata geçen birçok şehircilik projesi mevcuttur. Zaman

zaman bu paylaşımlarına ilaveten, bazı STÖ ve STK’ların daveti üzerine Bursa Söylenceleri ve Şehircilik Uygulamaları konularında sunumlar gerçekleştirmektedir. Vatan-Millet-Devlet üçlemesi olarak kurgulanmış kapsamda, Bir Bursa Rüyası ve Detaydakiler isimli kitapları yayınlanmıştır. Çeşitli yayın organlarında Bursa yerel meseleleri ve milli değerler üzerine köşe yazıları mevcuttur ve bu yazılarına devam etmektedir.

  • Hangi konularla ilgilenir ve neden kitap yazar? Kitapları hakkında bilgi verir mi? Okuyucuya önerileri nedir?

Türk Milliyetçiliği fikir ve yaşam tarzını benimsemiş olmam hasebiyle, Türk’ü ilgilendiren veya alakadar olabilecek her konuyla ilgilenirim. Sahip olduğum Mühendislik disiplini ve yaklaşımı sayesinde, fikirsel ve eylemsel olarak sağladığım tüm girdilerin, katma değerli biçimde, çıktıya dönmesi de kitap yazmak için başlıca sebebimdir. Hayata dair elde edilen kazanımların, ömür boyunca sırtta yük olarak taşınmasındansa, yaşamı paylaştığımız tüm paydaşlar ile etkileşime girmesi ve faydaya dönmesi bence insanlığın önemli vazifelerinden bir tanesi. Malumunuz olduğu üzere, var olan veya yaşanılan her şeyin manaya sahip olması hususunu gözden kaçırmamak gerekir.

Yazmaya başlamadan önce, kalemin götürdüğü yerde olmak yerine kelamın olduğu yere kalemin gitmesi gerektiğini düşünerek yola koyuldum desem daha doğru olacaktır. Çünkü her akla düşenin kelama, her kelimenin de kaleme düştüğü bir ortam sakıncalı, istenmeyen sonuçlara neden olabiliyor. O yüzden akıl süzgecinden geçirerek, muhataplarımızı dikkate alarak ürettiğimiz kelamın adresini bulmak için gösterdiğimiz hassasiyetin aynı şekilde yazıya dönmesini önemli görüyorum.

Bu minvalde, Vatan-Millet-Devlet üçlemesi olarak kurguladığım kitaplarımın ilk ikisi olan Bir Bursa Rüyası’nı vatan, Detaydakiler’i ise millet karşılığı olarak okuyucuların beğenisine sunduk.

Bir Bursa Rüyası, aslında daha öncelerinde, Bursa’yı bir çırpıda okuyabileceğim, zaman ve mekândan beni alarak, bulunmak istediğim anda olmayı arzuladığım yere taşıyacak bir kitap bulamayışımın karşılığı oldu. Genel itibariyle akademik veya turistik birçok eserin var olduğu şehrimizde, kendi türünde sahip olduğu dil, akıcılık ve çekiciliği ile Bir Bursa Rüyasının her yaşa, her kesime hitap etmesi benim için çok önemli unsur. Şu an 3. Baskısına hazırlandığımız kitabın hazırlanış aşamasında, gerek kapak tasarımına destek veren ekibimiz gerekse kitabın yayına hazırlanmasında emeği çok olan yayınevimizden tek isteğim, çalışmaya başlamadan önce kitabı okumaları olmuştu. Sonrasında ise benim isteklerimden ziyade, kendilerinin hissettikleri doğrultuda görsellik ve içerik çalışmaları yapmalarını rica etmiştim. Ki bugün ortaya çıkan sonucun istediğimizi tam olarak yansıttığını düşünüyoruz.

Detaydakiler ise tamamen milletimizde eksikliğini, dönüşümünü gördüğümüz, toplum içerisindeki yaşayışta arayış içerisine girildiğini hissettiğimiz mefkurevi değerlerle birlikte, içerisinde girdiğimiz yeniçağa Türk Milliyetçiliği hassasiyeti ile yorum ve çözüm sunan iki bölümden oluştu. İddiasını kendi ortaya koyan bir okuyucu kitlesini hedeflediğimiz kitabımız, çıktığı ilk günden itibaren beklentimizin üzerinde bir ilgi gördü. Bunun sebebi olarak ise, okuyan, düşünen ve üretmeyi arzu eden yorgun, yılgın ve ürkek kesimin tetikleyicilere ne kadar hazır olduğunu gösteren bir işaret olarak yorumluyoruz. Yeşil Mutabakat Sözleşmesi ile giriş yaptığımız Dijital Çağ’ın içerisinde millet olma değerlerine sahip çıkan, milli duruş sahibi kesimlerimizin varlığının korunması ve zamana uygun şekilde geleceğe taşınmasının kıymetini yakın süreçte daha iyi anlayacağımızı düşünüyorum.

  • Bir dijitalleşme ve geleneksel yayın eleştirisi yapması mümkün müdür?

Geleneksel yaklaşım dediğimiz tasarı ve üretim yaklaşımı aslında özü teşkil eden kısım olduğu için, bundan vazgeçmemek çok ama çok önemli. Eş zamanlı biçimde, yükselen akıma ayak uydurup, özgünlüğünü koruyacak biçimde uyum sağlamak da hayatta kalmak adına çok önemli bir gereklilik. Burada bir tercih yapmak bana göre büyük bir hata olur. Aslında yargılarımızın tümünde de takınmamız gereken GZFT Yaklaşımı bence önemli bir kazanım. Atılacak her adım öncesinde, tarafsız biçimde, güçlü ve zayıf yönlerimizi ortaya çıkararak, fırsatlar ve tehditleri, plan, proje ve programlarımıza doğru şekilde yerleştirecek olursak doğruyu elde etmemiz kaçınılmaz olacaktır.

Dijitalleşme, kalite-zaman-maliyet üçgeni esasını odak noktasını esas almış önemli bir araç geliştirme yöntemi olarak hayatımızın içerisine girmiş bulunuyor. Ve bunu yok saymak, ortadan kaldırmaya kalkışmak gerçekten düşünülemeyecek seviyede bir hatalı, yanlış davranış biçimi olur. Ancak burada dikkat edilmesi gereken en önemli unsur, özgünlük kavramıdır. Al-Uygula anlayışı ile gerçekleştirilen çalışmaların hedeflenen sonuçlara ulaşmadığı aşikâr bir durum. Burada, kavramsal tasarımı uygulayıcıların bizatihi kendisi tarafından hazırlanmış, proje aşamalarını atlamadan, esas şekilde, olması gereken sürede tamamlamış ve devreye alma sürecinde geri dönüşleri başarılı şekilde sisteme kazandırılmış her çalışma mutlaka istenen sonuçları elde edecektir.

O halde, geleneksel değerlere sahip, keyif veren hissiyatın sürdürülebilirliğinin sağlandığı, özgün dijital araçlarla zamana başarılı şekilde uyum sağlamış yayıncılık anlayışının teşvik ve teşkil edilmesi zaruri gözükmektedir.

  • Bursa’nın düşün ve edebiyat dünyası var mı? Varsa ne denli başarılı? Yoksa neden yok? Olmalı mı?

Tarihinde mutasavvıf ve mütefekkirlerin önemli yer edindiği Bursa’da bu soruya yoktur demek abesle iştigal olur. İlaveten tarihsel süreci, sadece Türk-İslam tarihine odaklamak da eksik kalacaktır. Bugün Bursa’ya coğrafi ve tarihsel açıda bakacak olursak, her bölgesinde düşün ve edebiyatın şekillendirdiği birçok asırlar ötesi kazanım mevcuttur. Elbette bu iklim içerisinde eksiklikler veya beklentileri karşılayamama söz konusudur. Burada ana sorunun karşılığı olarak, iletişim sorunu nedeniyle yeterli seviyede etkileşimin sağlanamamasını görüyorum. Bu da bizi organizasyon yönetimi kaynağına götürüyor.

Bir Bursa Rüyası yolculuğuna çıkmadan önceki düşüncelerim ile sonrasında çok büyük değişiklikler oldu. Öncesinde Bursa özelinde şehircilik kavramına sahip çıkan insan kaynağının yetersiz olduğunu düşünüyordum. Şu an bu konuda organizasyonel eksiklik olduğu kanısını taşıyorum. Sivil toplum sahasında başta Bursa tarihi olmak üzere o kadar fazla sayıda kişi ve kurum mevcut ki, tek eksiklikleri bence birbirlerini tamamlayacak eksik tarafları için iletişime geçmek. Toplum yaşayışı içerisinde hala kendi kültürünü savunmaya, korumaya çalışmak aslında çok üzüntü verici bir durum. Kendi şehrimizin içerisinde kendi ilçelerimizin hemşehri derneği kurmak zorunda hissettiği bir yaşam alanındayız. (Ki şehir dışında bir elin parmaklarını geçmeyecek sayıda sivil toplum organizasyonu mevcut iken)

Sorunuza cevaben aktardığım ilk bölümde söylediğim gibi, bence burada odaklanmış çalışmalarla, iletişimin arttırıldığı ve bu sayede etkileşimin, birlikte olma, bulunma, çalışma kültürünün kazandırıldığı bir sistem anlayışı tek eksiklik. Bu olduğunda verimliliğin daha da artacağına inanıyorum.

  • Bursalı biri olarak kentin mevcut şartları ve gidişatı hakkındaki düşüncesi nedir? Şehirle ilgili bir endişesi var mı? Sorun tespit ve önerileri nelerdir?

Üzerinde yaşadığımız vatan toprağının kıymetini bilmek, tarihsel değerini iyi anlayarak bu minvalde bir yaşam sürmek,  birlik, beraberlik içerisinde toplum huzuru ve sükûnetine sahip örnek şehir olma hüviyetimizi geri kazanmak çok değerli olacaktır.

Unutmayalım ki, her problemi yönetsel makamlara yıkmak, çözüm ortamından ziyade baskı ortamı kurarak mevcut durumu kargaşaya sürüklemek, şehir yaşayanları olarak, bizlere hiçbir şey kazandırmaz. Ama aynı şekilde kadercilik anlayışı ile bana ne düşüncesi içerisinde sahiplenme, aidiyet duyma veya sessiz çoğunluk halini almak da bizi çözüme ulaştırmaz.

Akıl, gönül, vicdan hürriyeti ve hüviyetine sahip olmak, Bursa için en büyük arzum. Çünkü iyi biliyorum ki, zaten hâlihazırda daha önceden sahip olduğu bu vasıfları ile birçok zor durumu aşmış bir şehir Bursa. Çoğulcu katılımın sağlandığı, liyakatın öne çıktığı ve sahiplenme heyecanına sahip şehir insiyatifi şu an için ilk etapta gördüğüm eksiklik.

Türk Milleti olarak sahip olduğumuz aşırı idealist hedefler doğrultusunda nesillerimizi yakıştırdığımız yerlere yönlendirmekten daha gerçekçi hedeflere yollarını açmaya geçiş yapmamız gerekiyor. Zira her yaş grubunda gençlerimize yönelik kurduğumuz bürokrat olma hevesi ve söylemi ile farkında olmadan da olsa, aslında yönünü çiziyoruz. Ama unutmayalım ki, şehrimizin de ülkemizin de teknokratlara olan ihtiyacı çok daha fazla. Özellikle kalkınmasını sanayi ve endüstri düzlemine oturtmuş toplumsal yapıların ihtiyaçlarını iyi anlayarak, kendi ihtiyaçlarını kendilerinin karşılayabilmesi anahtar unsur hükmündedir.

  • ‘Akıllı Şehircilik’ nedir? Neden önemlidir? Bursa’da ne düzeyde hangi kurumlarca uygulanmaktadır? Tespit ve önerileri nelerdir?

Akıllı Şehir teriminin ne olduğu, devletimizin hazırladığı 2020-2023 Ulusal Akıllı Şehirler Stratejisi ve Eylem Planı raporunda şu şekilde tanımlanmaktadır; ‘Paydaşlar arası işbirliği ile hayata geçirilen, yeni teknolojileri ve yenilikçi yaklaşımları kullanan veri ve veri uzmanlığına dayalı olarak gerekçelendirilen ve gelecekteki problem ve ihtiyaçları öngörerek hayata değer katan çözümler üreten daha yaşanabilir ve sürdürülebilir şehirler.’

Bu akademik tanıma ilaveten, bir de ne veya neler olmadığı tarafına bakacak olursak; ‘Akıllı Şehirler’ sadece bir program veya dijital uygulama değildir. Üzerinde keşifler, denemeler veya başına buyruk bir alan da değildir. Sınırsız, her şeye istediğiniz anda ulaşabileceğiniz ve güvenliği yüzde 100 sağlanmış yapısı yoktur. Kopyala-yapıştır veya satın al-uygula esasına sahip değildir. Velhasıl Akıllı Şehirler, teknoloji çöplüğü değildir, olamazlar. ISO ve IEEE gibi uluslararası kabul görmüş kurum ve kuruluşlar tarafından standartları, seviyeleri oluşturulmuş, belirli kural ve disiplinlere sahip stratejik programdır.

Akıllı Şehirler, 21. Yüzyılın ikinci çeyreği itibariyle yaşamaya başlayacağımız Dijital Çağ’ın ana temalarıdır. Birleşmiş Milletleri Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri odağında, Yeşil Mutabakat ile protokol haline taşınan ve kilometrekareye düşen insan sayısının ana parametre kabul edildiği yaşam alanları için uzun zamandır çalışmalar sürmektedir.

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin ‘Akıllı Şehircilik Daire Başkanlığı’nı kuran ilk belediye oluşu,  gelecek adına önceden kazanım sağlanacak önemli, büyük bir adımdır. Ki uygulamaya alınan teknolojik çalışmalar ve kullanılan ileri teknoloji araçlara bakıldığında fayda elde edildiği aşikârdır. Umuyoruz ki, gerçekleştirilen bu öncü çalışmalar, ARUP firması tarafından hazırlanan Bağlam Analizi’nde de belirtildiği üzere, öncelikle tasarlayıcılar ve uygulayıcılar nezdinde gereklilikleri karşılayabilecek teknik kabiliyet seviyesini de yukarıya çıkarsın. Ve ardından şehir yaşayanları nezdinde karşılık bulsun.

Akıllı Şehircilik kavramı sadece bir organizasyonun yönetimine veya kurgusuna bırakılabilecek bir yapıya sahip değildir. Kent Konseyleri ve Türkiye’de henüz devreye girmemiş olan, Şehir Yöneticileri (City Manager)(bkz. www.icma.org)’nin başrolünü üstlendiği organizasyon şemalarında, yakın veya uzak belediyelerin tümü ile birlikte, şehir yaşamını oluşturan tüm toplum kesimlerinin paydaş olarak katılımları zaruridir.

Burada tespit ve öneriden daha ziyade önem gösterilmesi gereken, dikkat edilmesi gereken ana husus güvenliktir. Çünkü uluslararası resmi kuruluşların, Akıllı Şehircilik konusunda çektikleri en büyük sıkıntı burada başlıyor. Çalışmalarda kullanılan verilerin tümünün toplumsal veri oluşu ve sosyal toplum hayatını direk etkileyecek bilgiler oluşu çok önemli bir husus. Verilerin güvenliğinin iş akışı ve depolanma aşamalarında yeterli şekilde korunması, doğru biçimde aktarımı hususunda çok büyük açıklar ve zafiyetler hala giderilebilmiş değil. Özellikle Avrupa Birliği’nin Akıllı Şehirler odağında, farklı alt başlıklarda halen Siber Güvenliğin sağlanamaması üzerine ciddi uyarılar yayınladığına şahit oluyoruz. Burada öne çıkan ve çözüm olarak en etkin uygulama ise KRİPTOLAMA olarak gözüküyor. Ülkemizde HAVELSAN gibi stratejik ve bu sahada üstün yeteneklere sahip kurumlarımızdan destek alınması, söz konusu çalışmalarda, özellikle yabancı ortaklı veya danışmanlı iş birlikteliklerde kriptolanmış verilerle çalışmaların sürdürülmesini milli güvenlik ve toplum huzurunun bozulmaması adına önemli bulduğumuzu paylaşmak istiyoruz.

***

Görüş’ümüz nedir?

Kısa ve net bir görüş: Bursa’nın; Bursa için Bursa’dan, Aybars Yılmaz gibi okuyan, yazan, proje üreten, çalışan ve dinamik isimlere ihtiyacı var… 

Esen kalın…

Yorumlar (0)
Namaz Vakti 03 Nisan 2025
İmsak 06:47
Güneş 08:18
Öğle 13:10
İkindi 15:31
Akşam 17:52
Yatsı 19:17
6
hafif yağmur
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Galatasaray 28 71
2. Fenerbahçe 27 65
3. Samsunspor 28 51
4. Beşiktaş 27 47
5. Eyüpspor 28 44
6. Başakşehir 27 39
7. Göztepe 27 38
8. Gaziantep FK 27 38
9. Kasımpaşa 28 38
10. Trabzonspor 27 36
11. Antalyaspor 28 36
12. Konyaspor 28 34
13. Rizespor 27 33
14. Alanyaspor 28 31
15. Sivasspor 28 30
16. Bodrum FK 28 30
17. Kayserispor 27 30
18. Hatayspor 27 19
19. A.Demirspor 27 -2
Takımlar O P
1. Kocaelispor 31 62
2. Karagümrük 31 56
3. Erzurumspor 31 54
4. Gençlerbirliği 31 51
5. Bandırmaspor 31 51
6. İstanbulspor 31 49
7. Ahlatçı Çorum FK 31 46
8. Amed Sportif 31 46
9. Boluspor 31 45
10. Ümraniye 31 45
11. Esenler Erokspor 31 44
12. Iğdır FK 31 44
13. Keçiörengücü 31 42
14. Pendikspor 31 41
15. Sakaryaspor 31 39
16. Ankaragücü 31 38
17. Manisa FK 31 37
18. Şanlıurfaspor 31 34
19. Adanaspor 31 27
20. Yeni Malatyaspor 31 -21
Takımlar O P
1. Liverpool 30 73
2. Arsenal 30 61
3. Nottingham Forest 30 57
4. M.City 30 51
5. Newcastle 29 50
6. Chelsea 29 49
7. Aston Villa 30 48
8. Brighton 30 47
9. Fulham 30 45
10. Bournemouth 30 44
11. Brentford 30 41
12. Crystal Palace 29 40
13. M. United 30 37
14. Tottenham 29 34
15. Everton 30 34
16. West Ham United 30 34
17. Wolves 30 29
18. Ipswich Town 30 20
19. Leicester City 30 17
20. Southampton 30 10
Takımlar O P
1. Barcelona 29 66
2. Real Madrid 29 63
3. Atletico Madrid 29 57
4. Athletic Bilbao 29 53
5. Villarreal 28 47
6. Real Betis 29 47
7. Rayo Vallecano 29 40
8. Celta Vigo 29 40
9. Mallorca 29 40
10. Real Sociedad 29 38
11. Sevilla 29 36
12. Getafe 29 36
13. Girona 29 34
14. Osasuna 29 34
15. Valencia 29 31
16. Espanyol 28 29
17. Deportivo Alaves 29 27
18. Leganes 29 27
19. Las Palmas 29 26
20. Real Valladolid 29 16