Bir Tatlı Huzur Almaya Geldik!..
Türkiye’de özellikle sanayileşme ve kentleşmeyle birlikte değişen günlük yaşam içinde ‘yaşlı bakımı’ hizmet sektöründe giderek büyüyen bir işkolu olarak öne çıkıyor. ‘Huzurevleri’ olarak adlandırılan bu iş kolunda Bursa’da kimler var ve neler yapıyorlar, en önemli sorunları nedir? Bursa Görüş okuyucusu için araştırdık…

Sanayileşmeyle hız kazanan kentleşme ve yeni hayat tarzları, geleneksel aile yapısında önemli değişikliklere neden oldu. Bir kesimde ne yazık ki ‘Büyük’ kavramından ‘bü’ düştü ‘yük’ kaldı ve onlar, ‘yük’e ara durak aramaya başladı. Bir de gerçekten yaşlılık kaynaklı çeşitli hastalıkları nedeniyle özel bakıma ihtiyaç duyanlar var ki onlara da profesyonel bir hizmet sağlanması başlı başına bir iş oldu. öte yandan hâlâ geleneksel bakışını koruyanlar da yok…
Huzurevleriyle ilgili olumlu olumsuz bir takım algılar var. ‘İyi midir?’, ‘Kötü müdür?’ tartışmaları bugün bile devam ediyor. Ve yetişkin bireylerin, ebeveynlerini huzurevine bırakma durumu, toplumsal kanıda halen negatif algılanıyor. Belki o bireyler de vicdani bir yük hissiyatı yaşıyor. Biz, işin bu duygusal ve algısal tarafından çok ‘Bursa’da bu konuda kimler, neler yapıyor?’ diye araştırdık.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı İl Müdürlüğü verilerine göre Bursa’da ‘yaşlı bakım’ iş kolunda şu kuruluşlar bulunuyor:
- Ali Osman Sönmez Huzurevi ve Yaşlı Bakım Rehabilitasyon Merkezi (Yıldırım)
- Yenişehir Huzurevi (Yenişehir)
- Yenice Engelsiz Yaşam Bakım Rehabilitasyon Ve Aile Danışma Merkezi (İnegöl)
- Hasan Öztimur Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi (Nilüfer)
- Celal Sönmez Gündüzlü Bakım Rehabilitasyon ve Aile Danışma Merkezi (Osmangazi)
- Ülker Aktar Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi (İznik)
- Fatma Göztepe Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi (İnegöl)
- Büyükşehir Belediyesi Huzurevi
- İnci Taner Altınmakas Huzurevi (Nilüfer)
- Özel Kalamış Huzurevi ve Yaşlı Bakımevi (Mudanya/Çağrışan)
- Özel Mudanya Huzurevi ve Yaşlı Bakım Merkezi (Mudanya)
Büyükşehir Belediyesi Huzurevi Şube Müdürü İbrahim Karaman ve Özel Kalamış Huzurevi yetkilisi Hayrettin Güven ile görüştük…
***
KAPLIKAYA HUZUREVİ
Büyükşehir Belediyesi’nin Kaplıkaya’daki huzurevi yerleşkesi hakkında İbrahim Karaman, şu bilgileri paylaştı: “14 bin 400 metrekarelik bu yerleşkede 2 binada hizmet veriyoruz; biri, 1992’de ‘Dörtçelik Huzurevi’ adıyla kurulan 5 katlı bina ve diğeri de yine aynı bahçe içinde 2011 yılında yapılan 5 katlı yapı... Bahçe içinde yaşlıların rehabilitasyonu açısından çay salonu, hayvan barınakları ve hobi bahçeleri bulunuyor. Ayrıca günlük aktivitelerin dışında deri ve ahşap boyama atölyemiz var. Deri atölyesinde yaşlılarımız, Hayat Boyu Öğrenme Şube Müdürlüğü tarafından gönderilen öğretmen nezaretinde, deri çanta, cüzdan, yastık vb. ürünler üretiyor. Boyama atölyesinde ise yaşlılarımız ahşabı şekillendirme ve boyama çalışmaları yapıyor. Atölyelerin yanı sıra spor, el sanatları ile boncuk ve örgü gibi işler yaparak boş zamanlarını değerlendiriyorlar. 129 personel var. 3 vardiya çalışıyor. 24 saat burada personel olmak zorunda. Personellerin bir kısmı sabit gündüz çalışan da var. Hemşire ve sağlıkçı var. 7/24 bir ambulans var. Hemşire ve diğer sağlık personeli 7/24 sürekli burada görevde bulunuyor. Personel kadromuzda iki kuaför de var. Erkeklere haftada bir saç sakal bakımı yapılıyor. Kadın misafirler içinde Hayat Boyu Öğrenme Şube Müdürlüğünden bir kuaför geliyor.”
İL DIŞINDAN GELENLER
İki binalı yerleşkede toplam 183 misafiri konuk ettiklerini belirten İbrahim Karaman, “Misafirlerimizin yaş aralığı 61 ile 102. İl dışından gelenler de oluyor. Ama belediye kurumu olduğu için yönetmelik kentte 6 ay ikamet etme şartı uygulanıyor. Mevcut kapasitemiz 266. Tek, 2 ve 3 kişilik odalarımız bulunuyor” diye konuştu.
TEK KİŞİLİK ODA BİN 250 LİRA
Yaşlı kabulünde sağlık durumuna bakıldığına, ücretli ya da ücretsiz şeklinde ayrıldığına dikkat çeken Karaman, “Ücretli yaşlı, herhangi bir güvenlik kurumundan maaşı varsa, onu ücretli olarak alıyoruz. Tek kişilik bir odada kalan misafirimiz, aylık bin 250 lira ödüyor. Bu rakam, Belediye Meclisi’nce onaylanıyor. Bunun içinde yeme-içme, çamaşırlarının yıkanması, hastaneye sevki gibi hizmetler bulunuyor. Bunların dışında sadece kendi özel ihtiyaçları için para harcıyor. 2 kişilik oda fiyatı 850, 3 kişilik oda 575 lira” dedi ve ekledi: “Ücretsiz yaşlı, hiçbir sosyal güvencesi olmayanlardır. Onlardan hiçbir ücret alınmadığı gibi aylık 293 lira gibi bir cep harçlığı veriyoruz. Şuanda yerleşkemizde 52 ücretsiz misafirimiz bulunuyor.”
TEK KİŞİLİK ODA FARKI NEDİR?
“Tek kişilik odaların diğerlerinden bir farkı yok. Bu odalara da belirli bir gözlem süreci sonrası misafirlerimizi geçiriyoruz. Öz bakımını yapabiliyor ve tek başına kalabilecek düzeyde sağlıklıysa…” diyen Karaman, yerleşkede insanlar arasında tartışmalar yaşanabildiğini belirterek “Burada farklı kültürlerden gelen insanlar var. aynı odada kalan bir misafir namaz kılmak isterken öteki ‘hayır ben müzik dinleyeceğim’ diyebiliyor. Bu da ufak tefek tartışmalara dönüşüyor. Yine ortak odalarda temizlik konusu da gündeme geliyor. Mesela biri sarımsak yiyor diğeri yemiyor ve tartışma çıkıyor.
CEO BİLE VARDI
Misafirler arasında zaman zaman farklı isimlerin de olduğunu söyleyen Karaman, “Mesela biri vardı. İsmini vermek doğru olmaz. 60’lı yaşlarındaydı. Büyük firmalarda CEO olarak çalışmış, etkin ve tanınmış biriydi. Ancak alkolik olduğu için bakıma muhtaç duruma geldiği için ailesi buraya bırakmıştı. Zaman içinde giderek agresif hale geldi ve başka bir yere göndermek zorunda kaldık” dedi.
BİR AŞK HİKAYESİ
Binalarda kadın ve erkek misafirlerin farklı katlarda ağırlandığı ama yerleşke içinde birlikte zaman geçirdiklerini belirten Karaman, şunları söyledi: “25 yıldır burada yaşayanlar var. Geçmiş dönemlerde burada evlenenler olmuş. Mesela bir aşk hikayesi var. İki misafirimiz, birbirine aşık oluyor. Ancak evlenme olmadığı için ayrılmak zorunda kalıyorlar. Şimdi erkek olan misafirimiz Yenişehir’deki huzurevinde yaşıyor.”
SALGIN DÖNEMİ
Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınında kronik rahatsızlıklar nedeniyle kayıplar olduğu ancak direkt salgın kaynaklı 1 kişi dışında fazla bir kayıp yaşanmadığını belirten Karaman, “Salgın kaynaklı olarak sadece 1 kişi hayatını kaybetti. Bu da kayıtlara geçti. O dönemde kronik hastalıkları nüksettiği için 9 kişiyi kaybettik. Gerekli önlemleri aldık. 1,5 yıl boyunca personelimiz, 14 gün içerde 14 gün dışarda olacak şekilde vardiyalı çalıştı. Yine 1,5 yıl boyunca misafirlerimiz, hastane hariç yerleşke dışına çıkarılmadı” dedi.
ÇOCUKLAR İLGİLENMİYOR
Misafirlerin genelde kendi isteğiyle geldiği için kaçma gibi bir teşebbüsü olmadığını söyleyen Karaman, “Hepsinin farklı bir hayatı var. Mesela birinin 9 çocuğu var ama bir tanesi bakmıyor. Yine birinin 5 çocuğu var fakat ilgilenmiyorlar… Biri mesela eskiden çok zenginmiş sonra ekonomik durumu bozulmuş. Önce eşi sonra çocukları terk etmiş. Emekliliği yok. Burada ücretsiz kalıyor. Hayata küsmüş ve her gün 2 paket sigara içiyor. Rehabilite etmek için çalışıyoruz. Hayatını dinleseniz hayret edersiniz. Hatta birkaç kez oğluyla da görüştüm” şeklinde konuştu.
BOCCE TAKIMI VAR
Misafirlerin rehabilitasyonu açısından sosyal etkinliklere de önem verdikleri ve çeşitli programlar düzenlediklerini belirten İbrahim Karaman, açıklamasında şu bilgilere yer verdi: “Salgın öncesinde misafirlerimizin atölyelerde yaptığı ürünlerin satışa sunulduğu bahçemizde düzenlendiğimiz kermes programımız vardı. 3-4 bin kişi katılırdı. Salgında sadece bir haftalığına Tayyare Kültür Merkezi’nde gerçekleştirdik. Vatandaş oldukça ilgi gösterdi. Satışlar da oldu. Buradan elde edilen gelir, vakfa aktarılıyor ve bazı ihtiyaçlar da oradan karşılanıyor. Mesela daha önceki kermeslerden elde edilen gelir ve bir hayırseverin de bağışıyla kuruma bir ambulans alınmış. Sosyal etkinliklerimiz salgından etkilendi ama her hafta 8’er kişilik gruplar halinde misafirlerimizi farklı yerlere götürüyoruz. Mesela bir bocce takımımız var. Geçenlerde dedeler ve torunlar karşılaşması yapıldı. Güzel bir etkinlik oldu. Salgından önce farklı şehirlerdeki huzurevlerinde yaşayanlarla da karşılaşmalar yapılıyordu”
GÜNDÜZ BAKIM EVİ KURULMALI
Yaşlı bakım hizmeti iş koluna ilişkin değerlendirmede bulunan İbrahim Karaman, “Türkiye nüfusu yaşlanıyor. Artık aileler çekirdek aileye dönüyor. Yaşlıyı barındırmak maalesef insanlara zor geliyor. Çünkü ailelerde eşler çalışıyor ve çocuğu kreşe bırakıyor. Peki, yaşlı gün içinde ne yapacak? Böyle bir sıkıntı var. Yaşlılarla ilgili gündüz bakım evleri gibi aktivite yapabilecekleri farklı alanların kurulması gerekiyor. Aile Sosyal Politikalar Bakanlığımız bu konuda çalışmalarını yapıyor ama baktığımız zaman şuanda bakanlığın huzurevleri dolu ve sıra bekleniyor. Ne yazık ki insanlarımız, yaşlılarına sahip çıkmıyor” derken kurum olarak yaşlı bakım hizmetinde gençlere tecrübe sağlamak adına salgın öncesi dönemlerde stajyer kabul edildiğini söyledi.
Yine Kaplıkaya’da bakanlığa ait olan huzur evinin tamir ve bakım nedeniyle kapalı olduğunu hatırlatan Karaman, Büyükşehir’in 5 yıllığına tahsis edilen Hamdi Sami Gökçen Huzurevi’ni boşalttığını belirterek “Orası eski bir tekkeymiş. Huzurevi yapılmış ama etrafı apartmanlarla kapalı. Bahçesi çok küçüktü. Huzurevlerinde bahçe geniş olmalı. Büyükşehir, şuan sadece bu yerleşkede huzurevi hizmeti veriyor” açıklamasında bulundu.
***
BU İŞİN SEVEREK
YAPILMASI GEREK
Özel Kalamış Huzurevi ve Yaşlı Bakımevi yetkili Hayrettin Güven, “Bu işin severek yapılması en önemli nokta, zira insanlar bizlere annelerini, babalarını, teyzelerini, halalarını emanet ediyorlar” dedi.
Yaşlı bakım iş koluna girişi hakkında bilgi veren Hayrettin Güven, “16 yaşında gönüllü olarak ve ardından kadrolu şekilde bu işe başladım. O tarihte çalıştığım yerde Avni adınca bir hastamız vardı. Kendisi aşırı derece nazik ve beyefendi bir adamdı. Bir şey isterken bile rica eder çok naif bir dille konuşurdu. Aramızdaki iletişim o kadar iyi bir noktaya geldi ki Avni amca her şeyini benden istiyordu. O dönemde huzur evini işleten kişi, ‘benim çok vaktimi alıyor’ diye Avni amcayı çıkartmak istedi ve kızı Deniz hanımı aradı. Deniz hanım da bunun üzerine benim bir huzur evi açmamı istedi. Ben de 16 yaşında olduğumu ve bunu mali olarak yapamayacağımı söyledim. Bunun üzerine benim yer bakmamı gerisini kendisinin ayarlayacağını söyledi. Ardından kendisi Üsküdar’da bir yer bulmuş ve benim gidip görüşmemi söyledi. Ardından da Kalamış’ta olan evine gelmemi istedi. Orada bana o zamanın parası ile elli bin beş yüz lira verdi. Bununla Üsküdar’da o yeri açtık. Kalamış ismi de oradan geliyor” dedi.
BU İŞ SADECE PARA KAZANMAK DEĞİL
Kalamış’ın 30 yıllık bir işletme olduğunu söyleyen Güven, şu bilgileri paylaştı: “İstanbul’un ardından İzmir’e giderek 1996 yılında İzmir’in ilk özel huzurevini açtım. 3 yıl içerisinde yedinci şubeye ulaştım. Belli bir süre sonra bu iş İzmir’de artınca kalite düştü. Bunun üzerine bu işin sadece para kazanma olmadığını ve belli bir kalitenin olması gerektiğini düşünerek İzmir’den çekilme kararı aldım. Oradaki bütün şubelerimi devrettikten sonra Bursa’da 2004 yılında Kalamış adıyla bir şube açtım. 3 yıl ilk kaldığımız binada devam ettik ardından bina yeterli gelmeyince şu an Kalamış 1 olarak hizmet veren yerimize geçtik. Orada 67 kişilik kapasite ile 14 yıldır hizmet veriyoruz. 6 ay öncede Kalamış 2 olarak 120 kişilik kapasiteli yerimizi açtık. Burada da öz bakımını yerine getiren veya getiremeyen kişilerin tırnağının kesilmesinden, beslenip, bezlenmesine kadar tüm hizmetleri veriyoruz. Bünyemizde çalışan arkadaşlarımız normal hasta bakıcı değil tamamı hemşire olarak yer almaktadır. Onun dışında psikolog, sosyal hizmet uzmanları, part-time doktor ve fizyoterapist da mevcut. Odalarımız tek, çift ve üç kişilik olarak mevcut. Tüm odalarımızda tuvalet, banyo, yemek masası, tv, yatak, komodin gibi bir butik otel gibi içerisinde yer almaktadır. Ortalama 40-45 çalışanımız mevcut ve Kalamış 1 şu an tamamen dolu, Kalamış 2 ise şu an yarı kapasite dolu durumda. 55 ve üstü yaş gruplarını misafir ediyoruz şu anda. En yaşlı misafirimiz 97 yaşında.”
TEŞVİK VE DESTEK YOK
“Her yıl ocak ayında tavan ve taban olarak fiyat politikamızı Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı belirler” diyen Güven, “Yaşlı bakım evleri konusunda bir girişimde bulunmanın en büyük zorluğu hiçbir teşvik veya desteğin bulunmamasıdır. Bağış almamız özel olduğumuzdan dolayı yasak buna ek olarak bir sanayici de olan vergi, elektrik, su veya stopaj gibi konularda da indirim söz konusu değil. Baktığımızda biz ülkemizin önemli açığını kapatıyoruz ama bu ne yazık ki görülmüyor. Bize sürekli daha iyi hizmet sunmamız gerektiği söyleniyor ancak bu konuda devletin maddi destek üzerine durması lazım. Örneğin ben burayı arsa olarak kiralamış olmama rağmen beş buçuk milyon yatırım yaptım ama biraz daha elimizden tutulsaydı şu ankinden çok daha iyisi olabilirdi” dedi.
HAKSIZ REKABET VAR
Güven, “Otel veya turizmde ki destekler bizde ne yazık ki söz konusu değil. Mesele engelli bakım evlerinde kalan kişilerin parasını devlet ödüyor. Yüzde elli engelli bir vatandaşın konaklaması için 4 bin 500 lira para ödüyor. Öte yandan engelli bakım evleri yaşlı bakım evi gibi misafir alırken bizler engelli misafirleri alamıyoruz. Burada da haksız bir rekabet söz konusudur. Devletin bize yüzde 3’lük ücretsiz bakmakla yükümlü tutuğu bir kontenjanımız da var” değerlendirmesinde bulundu.
ELEMAN BULAMIYORUZ
Güven, açıklamasını şöyle sürdürdü: “Bu işi sadece para kazanmak için yapmak mümkün değil. Bir noktada sevmek gerekiyor öyle ki hasta bakım mevzunu genç arkadaşlar okudukları alanlarda hasta bakım işi yapmak istemiyorlar. Bu konuda da eleman bulmakta güçlük çekiyoruz. Bir de belirli bir saat uzaktan eğitim ile sertifika alan kişi bizde hasta bakıcı olabiliyor ama acil tıp teknisyeni olan kişi çalışamıyor. Mevzuat gereği kişinin sertifika alması gerekiyor. Sağlık meslek lisesi mezunu olan kişi işin içinde olmasına rağmen burada çalışamıyor.”
SALGIN YÖNETİMİ
Salgın süreci hakkında değerlendirme yapan Güven, “Salgın dolayısıyla bir kaybımız veya hastalıkla ilgili bir sorunumuz olmadı. Türkiye daha sıkı politikalara girmeden biz yeni hasta kabulünü, ziyaretçi girişini durdurduk. Çalışanlarımızı yatılıya çevirip salgın durumunu çok iyi atlattık. Ani ölümler durumunda nöbetçi hekimimizi çağırıyoruz. Şüpheli bir ölüm olmadığı rapor edildikten sonra cenaze işlerine haber verilerek aile ile birlikte defin işlemi gerçekleştiriliyor” dedi.
PROSEDÜR AĞIRLAŞTI
Yaşlı bakım hizmetinin gelişmesine yönelik kanaatlerini dile getiren Güven, “Bireysel olarak ben getireceğim noktaya bu işi getirdiğimi düşünüyorum. Şu andaki maddi ve manevi şartlarım ile getirebileceğim en iyi yere getirdim. Bizden sonraki kuşaklara kalmış durumda bu işin gelişim ve ilerlemesi. Tabi bu işi severek yapılması en önemli nokta, zira insanlar bizlere annelerini, babalarını, teyzelerini, halalarını emanet ediyorlar. Bu işin prosedürü son dönemde ağırlaştı ve bu ağırlaşmayı ben iyi buluyorum. Önceden bir villa tutarak 20-25 kişilik bir huzurevi açabiliyordunuz. Ancak şimdi binanın metrekaresinden, merdiven sayınlarına kadar birçok detay söz konusu ve villadan bozma bir yerde bu şartları sağlamanız mümkün değil. Bu kalite açısından da önemli, bir oda da tuvaletin, televizyonun standart olması gerekir örneğin biz burada Türk Hamamı’na kadar yaptırdık. Binamızın toplamı 4 bin 600 metrekare ve her katta 500 metrekare ortak alanımız mevcut” ifadelerini kullandı.
YAŞLILARA EZİYET EDİLMEMELİ
Güven, “İnsanlar yakınlarını bize emanet ederken ister istemez bir vicdan durumu söz konusu oluyor. Buradaki misafirlerimiz birçoğu aslında evlerinde bakımlarının yapılması hususunda bakıcılarla çalışmışlardır. Ancak biz burada huzurevi konumunda değil, hasta bakımı konusunda hizmet veriyoruz. Aslında insanlar evdeki hastaya bilinçsiz bakıcılarla eziyet etmiş oluyorlar. Zira buradaki hastaların birbirleriyle olan iletişimi evde elde edebileceğiniz bir durum değil. Biz hasta kabul etmeden önce onların ailelerine, bizim hakkımızda bilgi almasını, diğer insanlara sormasını ve denetlemesini talep ediyoruz” şeklinde konuştu.
NEDEN BURSA’YI SEÇTİ?
İzmir’den sonra Bursa’yı seçmesinin nedenine ilişkin Güven, “Bursa’da bu alanda bir açık olmasıydı hatta biz burayı açtığımızda Bursa’da engelli bakım merkezi de yoktu. Engelli bakım merkezi yerine Hasta Bakım Evi açma nedenim ise daha çok işin işleyişi ile alakalı. Engelli bakım merkezinde yatan kişiler ile çalışanlar arasındaki iletişim riskli ve kontrol edilmesi zor bir boyutta. Buradan hareketle vicdani anlamda benim için bunun daha iyi olduğunu düşünüyorum” diyerek açıklamasını tamamladı.
***
GÖRÜŞ’ÜMÜZ NEDİR?
Yaşlı bakım hizmeti giderek yaygın bir ihtiyaç haline geliyor. Hem kamu hem de özel sektör bunun farkında olacak ki yüksek eğitim kurumlarında dahi bu alana özel bölümler açılıyor. Ancak birçok iş sahasında olduğu gibi bu alanda da personel bulmanın bir sorun olduğu görünüyor ancak bu sorundan daha önemlisi; dede ve nine dediğimizin atalarımızın emin ellere teslim edilmesidir. Öte yandan bir gün hepimizin, hem bu işi sevecek hem de kaliteli hizmet verecek kişi ve kurumlara ihtiyacı olabilir. Bu nedenle sadece eğitim kurumları değil toplum olarak değişen hayat şartlarıyla birlikte gelecekteki ihtiyaçlarımıza en insani yanıtı alabileceğimiz kişi ve kurumları şimdiden inşa etmeliyiz. Mevcut şartları geliştirmeli, kurumlar üzerindeki algıyı değiştirmeli, beşeri sermayeye yatırım yapmalı, toplumsal olarak da geleneksel modelimizi tam manasıyla koruyamasak da aile ilişkilerini güçlendirmek için yeni politikalar geliştirmeliyiz. Kökten kopuk, bireyci bir toplum yapısına sürüklenirken Türk’ün dil ile birlikte en büyük hazinesinden biri olan ‘aile’ kurumunun daha fazla yara almasını önlemeliyiz. Bunun için sadece politika yapıcılara değil, her birimize önemli görevler düşüyor. İlk görevimiz ise kesinlikle mevcuttaki negatif yargı ve algılarımızı değiştirmemiz gerektiğidir…
Esen kalın…
İmsak | 06:47 | ||
Güneş | 08:18 | ||
Öğle | 13:10 | ||
İkindi | 15:31 | ||
Akşam | 17:52 | ||
Yatsı | 19:17 |
Takımlar | O | P |
---|---|---|
1. Galatasaray | 28 | 71 |
2. Fenerbahçe | 27 | 65 |
3. Samsunspor | 28 | 51 |
4. Beşiktaş | 27 | 47 |
5. Eyüpspor | 28 | 44 |
6. Başakşehir | 27 | 39 |
7. Göztepe | 27 | 38 |
8. Gaziantep FK | 27 | 38 |
9. Kasımpaşa | 28 | 38 |
10. Trabzonspor | 27 | 36 |
11. Antalyaspor | 28 | 36 |
12. Konyaspor | 28 | 34 |
13. Rizespor | 27 | 33 |
14. Alanyaspor | 28 | 31 |
15. Sivasspor | 28 | 30 |
16. Bodrum FK | 28 | 30 |
17. Kayserispor | 27 | 30 |
18. Hatayspor | 27 | 19 |
19. A.Demirspor | 27 | -2 |
Takımlar | O | P |
---|---|---|
1. Kocaelispor | 31 | 62 |
2. Karagümrük | 31 | 56 |
3. Erzurumspor | 31 | 54 |
4. Gençlerbirliği | 31 | 51 |
5. Bandırmaspor | 31 | 51 |
6. İstanbulspor | 31 | 49 |
7. Ahlatçı Çorum FK | 31 | 46 |
8. Amed Sportif | 31 | 46 |
9. Boluspor | 31 | 45 |
10. Ümraniye | 31 | 45 |
11. Esenler Erokspor | 31 | 44 |
12. Iğdır FK | 31 | 44 |
13. Keçiörengücü | 31 | 42 |
14. Pendikspor | 31 | 41 |
15. Sakaryaspor | 31 | 39 |
16. Ankaragücü | 31 | 38 |
17. Manisa FK | 31 | 37 |
18. Şanlıurfaspor | 31 | 34 |
19. Adanaspor | 31 | 27 |
20. Yeni Malatyaspor | 31 | -21 |
Takımlar | O | P |
---|---|---|
1. Liverpool | 29 | 70 |
2. Arsenal | 30 | 61 |
3. Nottingham Forest | 30 | 57 |
4. Chelsea | 29 | 49 |
5. M.City | 29 | 48 |
6. Newcastle | 28 | 47 |
7. Brighton | 29 | 47 |
8. Fulham | 30 | 45 |
9. Aston Villa | 29 | 45 |
10. Bournemouth | 29 | 44 |
11. Brentford | 29 | 41 |
12. Crystal Palace | 28 | 39 |
13. M. United | 30 | 37 |
14. Tottenham | 29 | 34 |
15. Everton | 29 | 34 |
16. West Ham United | 30 | 34 |
17. Wolves | 30 | 29 |
18. Ipswich Town | 29 | 17 |
19. Leicester City | 29 | 17 |
20. Southampton | 29 | 9 |
Takımlar | O | P |
---|---|---|
1. Barcelona | 29 | 66 |
2. Real Madrid | 29 | 63 |
3. Atletico Madrid | 29 | 57 |
4. Athletic Bilbao | 29 | 53 |
5. Villarreal | 28 | 47 |
6. Real Betis | 29 | 47 |
7. Rayo Vallecano | 29 | 40 |
8. Celta Vigo | 29 | 40 |
9. Mallorca | 29 | 40 |
10. Real Sociedad | 29 | 38 |
11. Sevilla | 29 | 36 |
12. Getafe | 29 | 36 |
13. Girona | 29 | 34 |
14. Osasuna | 29 | 34 |
15. Valencia | 29 | 31 |
16. Espanyol | 28 | 29 |
17. Deportivo Alaves | 29 | 27 |
18. Leganes | 29 | 27 |
19. Las Palmas | 29 | 26 |
20. Real Valladolid | 29 | 16 |