banner69

Gazeteciliğe Düzenleme Şart

Bursa Görüş Gazetesi ilk sayısında ‘araştırmaya değer’ başlığıyla fahri konsolosluk kurumuna vurgu yaptı. ‘Bursa’da bu görevde bulunan isimler kimlerdir ve çalışmaları nelerdir’, ‘fahri konsolosluk neden önemlidir’, ‘kültürel ve ekonomik kazanımları nedir’ gibi sorulara odaklanarak konuyu araştırma gündemine aldı. 26 FAHRİ KONSOLOS Yapılan araştırmaya göre Bursa’da 26 ülkenin fahri konsolosu olduğu belirlendi. Söz konusu ülkeleri Bursa’da fahri konsolos olarak temsil eden isimler ise şöyle: Almanya/Sibel Sabina Cura Ölçüoğlu, Avusturya/Sedat Diniz, Belarus/Aybar Zekeriya Uluca, Belçika/Mehmet İbrahim Hızalan, Bosna Hersek/Muzaffer Çilek, Brezilya/Silvyo Benbassat, Estonya/Barış Kaya, Etiyopya/İnan Altınbaş, Fildişi Sahili/Vittorio Zagaia, Fransa/Nuri Cem Erbak, İngiltere/Hüseyin Durmaz, İtalya/Oya İzmirli, Kazakistan/Ahmet Çalık, Kırgızistan/Bilal Tutuş, Kosova/Fahrettin Gülener, Letonya/Yavuz İskenderoğlu, Litvanya/Berat Tunakan, Malezya/Cevdet Sefer, Moldova/Serkan Yazıcı, Nijer/Musa Şahin, Özbekistan/Ali Baklan, Polonya/Fatma Durmaz Yılbirlik, Sırbistan/Zarif Alp, Slovakya/Hüseyin Özdilek, Sri Lanka/Ahmet Yıldız, Ukrayna/Görken Şeyhsuvar. RÖPORTAJ DİZİSİ Bursa kamuoyunun yakından tanıdığı bu önemli isimler ile ‘fahri konsolosluk’ üzerine gerçekleştirmeyi hedeflediğimiz röportajlar dizisine Özbekistan’ın Bursa Fahri Konsolosu Ali Baklan ile başlıyoruz. --- • Kendinizden ve yaptığınız işten bahseder misiniz? Çorum/Alaca doğumluyum. Uzun süre Sungurlu’da dış ticaret alanında yatırımlar yaptık. 1986 yılından bu yana 54 ülkeye gıda ihracatı gerçekleştiriyoruz. Firma olarak yurtdışı pazarına çalışıyoruz ve bu pazarlarda birçok farklı ülkenin firmalarıyla rekabet içindeyiz. Türkiye’de zeytinden baharata, kuru yemişten konserveye, bakliyattan turşuya kadar en geniş ürün yelpazesine sahip firmayız ve 3 bin 200’e yakın barkod ürünümüz var. Baktat Grup olarak Sungurlu, Gemlik ve Manisa’da ikişer toplam 6 fabrikamız var. 35 yıl tüm şirketlerin yönetim kurulu başkanlığını yaptım. Sonra iş yükünü azaltma kararı aldım ve şuan Baktat Zeytin AŞ’nin Yönetim Kurulu Başkanıyım. Evliyim, iki oğlum bir kızım var. • Bursa’ya gelişiniz nasıl oldu? 1988 yılında İzmir Gıda Fuarı’ndan İstanbul’daki bir fuara geçerken Gemlik’e uğradık. Ve bölgenin zeytin üretimi dikkatimizi çekti. Zeytin fabrikalarıyla görüşmek istedik. Tabi o tarihte Gemlik’te hep küçük işletmeler vardı. Çeşitli görüşmeler yaptık ve küçük bir işletmeyle anlaştık. Konserve ve turşu gibi benzer ürünleri ürettirmeye başladık. 1994 yılında o işletme küçük gelmeye başladı. 1963 yılında kurulmuş Gemlik Yağ Sanayi fabrika yerini satın aldık. Orayı yeniden yaptık ve 1995 yılında konserve ve gıda üretim tesisi olarak hizmete açtık. 1988-1994 arası sürekli Gemlik’e gelip gittim. 1994 yılından itibaren Gemlik’te ikamet etmeye başladım. • Neden bir başka ülke değil de Özbekistan’ın fahri konsolosu oldunuz? Ve nasıl bir süreç yaşandı? Artan ihracat hacmiyle birlikte Türkiye’deki üretimden kaynaklanan ürün teminindeki sıkıntı nedeniyle Baktat Gıda olarak 2018 yılında Özbekistan’da yatırım yaptık. Ki Özbekistan gerçekten bir tarım ülkesi. Alihan Organik markası ile aromatik bitki ve kuruyemiş üretmeye başladık. Ve sözleşmeli ekimler yaptırıyoruz. Bunun yanında 49 yıllığına kiraladığımız 20 bin dönüm arazi üzerinde aromatik bitki, çeşitli kuruyemiş ve sebze ile meyve üretimi gerçekleştiriyoruz. Özbekistan’ı Orta Asya’da tarımın merkezi haline getirmeyi hedefledik. Bu kapsamda bizi tanıdılar ve Özbekistan’ın Türkiye’de ilk fahri konsolosluğu görevi teklif edildi. Resmi prosedürün tamamlanması ile geçen sene Eylül ayı itibariyle Bursa’da Fahri Konsolosluk Ofisimiz faaliyete geçti. Ülkeler genellikle fahri konsolosluk için tanınmış ve toplumda sevilen isim yapmış şahıslara teklif götürüyor. • Peki, fahri konsolosluk neden önemlidir? Fahri konsoloslar; diğer devletler ile Türkiye Cumhuriyeti arasında ekonomik, ticari, sosyal ve kültürel ilişkilerin geliştirilmesine yardımcı olunması ve ülkelerin tanıtımına en üst düzeyde katkı sağlamanın yanı sıra pasaport, seyahat belgesi ve bu devlete gitmeyi arzu eden kişilere gerekli işlemlerin nasıl yapılacağı konularında yardımcı olunması amacıyla faaliyette bulunmaktadırlar. Ticaret ile başlayan karşılıklı güven, daha yakın ilişkilerin kurulmasını sağlıyor. Taraflar arsında köprü oluyorsunuz. Mesela önceki yıl yapılan seçimlerde gözlemci olarak görevlendirilmiştim. • Yeni Özbekistan hakkında kısaca bilgi verir misiniz? Özbekistan bu sene bağımsızlığının 30. yılını kutluyor. Türkiye Özbekistan’ın bağımsızlını tanıyan ilk ülke. Özbekistan, ayağa kalkmış, uluslararası arenada kendi sözüne ve itibarına sahip bir ülke. Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev'in liderliğinde ‘Yeni Özbekistan - Üçüncü Rönesans’ vizyonu doğrultusunda büyük bir kararlılıkla hedeflerine ilerliyor. Son beş yıldır ülkelerinde büyük çaplı demokratik değişimler yaşandı. Bölge ülkeleri arasında ekonomik, kültürel ve beşeri ilişkilerimiz hızla gelişmektedir. • Siz ne tür çalışmalar yapmayı planlıyorsunuz? Görev alanımız Bursa olmakla birlikte; tekstilden makinaya, kimyadan otomotive kadar Bursa’nın sektörel çeşitliliği nedeniyle Ticari Ataşelik gibi bir misyon üstlendik. Özbekistan ile ticari bağlantı kurmak isteyen işadamlarımıza veya Türk işadamlarıyla tanışmak isteyen Özbek girişimciler arasında köprü vazifesi yapıyoruz. Bunun yanı sıra elbette bölgemizde yaşayan Özbek vatandaşlar ve Bursa’da öğrenim gören Özbek öğrenciler ile yakın ilişkiler kurduk. Onların değişik konulardaki meseleleri ile ilgileniyoruz. Kamu yöneticileriyle yakın ilişkiler içerisindeyiz. Bu anlamda; Türkiye Büyük Millet Meclisi Türkiye-Özbekistan Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanlığını Bursa Milletvekilimiz Sayın Osman Mesten’in yapıyor olması da önemli bir avantaj. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sayın İbrahim Burkay ve Bursa Ticaret Borsası Başkanı Özer Matlı ile de görüşüyoruz. Yakın zamanda Bursa’dan Özbekistan’a bir ticaret heyetinin gitmesini planlıyoruz. Kısacası Biz Fahri Konsolosluk olarak Özbekistan ile Bursa arasında irtibat noktası gibiyiz. Geçenlerde Yıldırım Belediyesi, Özbekistan’ın Ankara Büyükelçiliği ve EkoAvrasya Vakfı iş birliğiyle ‘İpek Yolu’nun Kalbi Özbekistan’ konulu fotoğraf sergisi açtık. • Özbekistan ile ülkemiz ve şehrimizin ticari ilişkileri hakkında bilgi verir misiniz? Özbekistan önemli doğal kaynaklara sahip. Ayrıca yüksek kapasitede pamuk üretimi mevcut. Bursa da tekstil kenti olduğu için geçmişten gelen bir bağlantı söz konusu. Öte yandan Özbekistan-Türkiye toplam ticaret hacmi, 3 milyar dolar seviyesinde. Burada iki ülke de 5 milyar dolarlık ticaret hacmi hedef için çalışmalar yapılıyor. Bu yılın ilk 7 ayında Türkiye’den Özbekistan’a 1 milyar dolara yakın ihracat yapılmış. Yüzde 80’lik artış yaşandı. Bursa’da ise 30 milyon dolarlık bir ihracat söz konusu. Özbekistan’ın dış ticaretinde Türkiye, yüzde 5,8’lik pay ile beşinci sırada bulunuyor. Özbekistan’ın ihracatında ülkemiz, yüzde 6,7 oranıyla Çin ve Rusya’nın ardından üçüncü, ithalatında ise yüzde 5,1’lik payla Çin, Rusya, Kazakistan ve Güney Kore'nin ardından beşinci basamakta yer alıyor. Öncelikli hedefimiz bunu artırmak. Özbekistan Türkiye'ye iplik, bakır, gıda ve tekstil ürünleri, Türkiye ise Özbekistan’a inşaat malzemeleri ve ekipmanları, makine ve teknoloji, tekstil ve gıda ürünleri satıyor. Türk iş adamları, tekstil, mobilya, inşaat, tarım, bahçecilik ve seracılığa yatırım yapabilir. 35 milyon nüfusla bölgenin en önemli ekonomilerinden olan Özbekistan, Türk iş adamları için cazip bir ülke. • Peki, Bursa’nın Özbekistan’a olan 30 milyon dolar seviyesindeki ihracatını nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu yeterli bir rakam değil. Tabi salgın etkisi olmasaydı bu rakamın 3-4 katı görülebilirdi. Salgından dolayı iki yönlü trafik de etkilendi. O ülkenin bizim ürünlerimize ihtiyacı var bizim de o ülkede yetişen bazı ürünlere gerçek manada ihtiyacımız var. • Türkiye ve Bursa’dan Özbekistan’a ulaşım hakkında bilgi verir misiniz? Ülkemizden Özbekistan’a tek ulaşım karayoluyla sağlanıyor. Zaten Özbekistan’ın herhangi bir denize kıyısı olmadığı için suyolu ulaşımı yok. Biliyorsunuz Özbekistan, İpek Yolu güzergâhında ve demiryolları da lojistik ihtiyacına katkı sunacak. Hava ulaşımı açısından ise Özbekistan’a THY’nin haftada 4 gün kargo uçağı, özel bir havayolu şirketinin de her gün bir uçağı gidiyor. Bursa olarak havayolu ulaşımında en büyük şansızlığımız İstanbul’a yakın oluşumuz. Bursa’nın Özbekistan ile olan ticareti arttıkça bu gündeme gelebilir ve biz de üzerimize düşen görevi yerine getireceğiz. • Ülkemiz yatırımcıları, neden Özbekistan’a yatırım yapmalı? Türkiye olarak biz, Orta Asya ülkeleriyle ticari ilişkilerde geç kaldık. Türk’ün Türk’ten başka dostu olmaz. Özbekistan yeniliğe açık ve Türklere kucağını açmış bir ülke. Orada en çok yatırımı ülkemiz yatırımcılarının yapmasını isterim. Çünkü şu anda Almanlar, Hollandalılar, Koreliler, Çinliler Özbekistan’a müthiş derecede yatırım yapıyor. Tekstil ağırlıklı gidiyor ama otomotiv de gelişiyor. Şuanda Özbekistan’da 5 otomobil fabrikası var. Savunma sanayii için çalışmalar yapılıyor. Tarım zaten birinci planda ki tarıma elverişli en fazla arazisi ve uygun nüfusu olan ülke Özbekistan. Özbekistan’ın 5 ülkeyle sınırı var, komşularıyla ilişkileri iyi ve 5 bölgeye de rahatlıkla ürün satabiliyor. Birçok ülkeyle gümrüğü yok. Avrupa Birliği (AB) ile yapılan en son anlaşmada 600’e yakın ürünün gümrüksüz geçişine imza atıldı. İş yapma kolaylığı yüksek. 2 saatte şirketinizi kurabilirsiniz.

ÖZEL HABER 14.09.2021, 15:38
Gazeteciliğe Düzenleme Şart

Haber: Bursa Görüş

Küçük Bab-ı Ali olarak bilinen Bursa’da basın sektörünün dünü, bugünü ve geleceğini Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu (TGK) Genel Başkanı, Bursa Gazeteciler Cemiyeti (BGC) Başkanı Nuri Kolaylı’ya sorduk. Kent basın tarihine yönelik bilgilendirme yapan Kolaylı, bugüne ilişkin tespitler ve gelecek öngörüleri ile değerli açıklamalarda bulundu.

  • Bursa basınında dünden bugüne yaşanmakta olan süreci ve dönüşümü, pozitif ve negatif yönleriyle nasıl özetlersiniz?

Türkiye’nin basın sektöründe köklü geçmişe sahip kentlerinin ilk sırasında yer alan Bursa’nın 150 yılı bulan bir basın geçmişi ve gazetecilik alanında 75 yılı geride bırakan bir örgütlenme geleneği var.

Bursa, Türkiye ölçeğinde, basın-yayın organlarının yoğunluğu bakımından ön sıralarda bulunan bir metropoldür. Bursa, Erzurum'un ardından basımevi kurulan ilk Anadolu kentidir. Osmanlı Devleti'nde Tanzimat Fermanı’nın ilânıyla başlayan yenileşme ve batılılaşma girişimleri kapsamında 1864'te çıkarılan Teşkil-i Vilâyet Nizamnamesi ile eyaletler bölünerek vilâyetler (iller) kurulmaya başlandı. Bu süreç içinde, ilk olarak 1866'da uzak il Erzurum'da, iki yıl sonra da (1868 sonları) Bursa'da ilk baskı makineleri çalışmaya başladı.

Bursa’nın ilk gazetesi Hüdavendigar, vilâyetin resmi yayın organı olarak 8 Şubat 1869’dan itibaren yayımlanmaya başladı. Bursa'nın bu ilk gazetesi, sonraki dönemlerde gerek biçim, gerekse adını değiştirerek uzun yıllar yaşamını sürdürdü.

1970’li yıllarda hızla sanayileşme sürecine giren Bursa’da, bu hızlı gelişmeye uyumlu nitelik ve nicelikte bir yerel basının bulunmayışı önemli bir boşluk yaratmaktaydı. Başta Hâkimiyet olmak üzere yayımlanmakta olan gazeteler, teknolojik gelişime ayak uydurabilecek teknik altyapıdan yoksun durumdaydı.

Bu süreçte 1974 yılında, İstanbul’da yayımlanan Günaydın gazetesinin sahibi ‘VEB Ofset’ ile Bursa’da gazeteler başbayiliği yapmakta olan Armağan Gerçeksi aralarında anlaşarak ‘Bursa Gazetecilik ve Yayın A. Ş.’yi kurdular. Bu şirket aracılığıyla Bursa’da, dönemin ileri teknolojisine yakın bir yerel gazete çıkarılması planlandı. 1950’den beri yayınını sürdürmekte olan ve 1970’lerde yerel basının tek önemli temsilcisi konumunda bulunan Hâkimiyet gazetesinin sahibi Hayri Terzioğlu ile anlaşmaya varılarak, bu gazetenin isim ve yayın hakkı satın alındı. Gerekli hazırlıklar tamamlandıktan sonra, 10 Eylül 1974’te Hâkimiyet’ in son sayısı yayımlandı ve Bursa’nın düşman işgalinden kurtarılışının 52. yıldönümüne denk düşen 11 Eylül 1974 günü Bursa Hâkimiyet yayın yaşamına başladı. Bilgisayarda dizilen, ofset tekniğiyle renkli olarak basılan gazete, hem yerel habercilik yaptı, hem de ülke ve dünya gündemini izlemeye önem verdi.

Bu arada Bursa okuyucusunun ‘Hâkimiyet’ alışkanlığını karşılamak amacıyla, eski Hâkimiyet’çiler Mustafa Tayla önderliğinde, 1946’nın Doğru’suyla 1950’nin Hâkimiyet’inin adlarını birleştirerek 1975 yılında ‘Doğru Hâkimiyet’ adıyla siyah-beyaz gazete çıkardılar.

1983’te merhum iş adamı Mümin Gençoğlu, Doğru Hâkimiyet gazetesini satın alarak Mustafa Tayla’nın başyazarlığında Hâkimiyet adıyla ve ofset tekniğiyle yayımladı. Hemen ardından bir başka iş adamı Nail Yenice de, Bursa’nın Sesi’ni satın alarak yeniledi, ofset baskıyla ve Uludağ adıyla 1986 yılında yayımlamaya başladı. Bir yıl sonra, 1987’de Bursa Hâkimiyet, Sönmez Holding tarafından satın alındı. Birkaç ay sonra da bir başka tanınmış Bursalı iş adamı Cavit Çağlar, Olay gazetesini çıkardı.

Bursa basınında, 1985’ten sonra radyoların ve özellikle görüntülü yayın araçlarının devreye girmesiyle ‘medya’ terimi ön plana çıktı. 1990’ların başlarında Bursa’da birbiri ardınca özel radyolar ve televizyonlar seslerini duyurmaya başladılar.

2000’li yıllarla birlikte de internet haber siteleri bir bir devreye girmeye başladı. Günümüzde Bursa’da, yaygın basınla boy ölçüşecek nitelikte 12 günlük, haftalık gazeteler, sürekli yayın yapan yerel televizyon kanalları, sayısız internet haber sitesi, radyo ve çeşitli dergiler yayımlanmaktadır. Yerel gazetelerin sayısının artışına Basın İlan Kurumu tarafından verilen destek önemli rol oynamıştır. Süreç içinde gazete sayısının artması ise, gazete başına verilen desteğin azalması sonucunu doğurdu. Özellikle son dönemde yaşanan Kovid-19 salgını, yerel gazetelerin tirajlarında ve alınan ilan/reklam sayısında önemli düşüşü beraberinde getirdi.

İçerik ve nitelik açısından büyük övgü alan günlük yerel gazetelerimiz, gelişen olayları farklı bakış açılarıyla okurlarına sunmaktadır. Yerel televizyonlarımız ve internet haber sitelerimiz de, günlük olayları anında Bursalılara ulaştırarak, habercilik alanında yaygın televizyonlarla aynı kulvarda yer almayı başarmaktadır.

Çağdaş basın teknolojisine sahip gazete ve televizyonların yanında, çok sayıda dergi, değişik aralıklarla (on beş günlük, aylık, üç aylık gibi) piyasaya çıkan süreli yayınlar olarak Bursa’da yaşamlarını sürdürmektedir. Bursa’da çok sayıda kültür, sanat, ekonomi, spor ve edebiyat dergileri yayımlanmaktadır.

Bütün bu basın/medya kuruluşlarında çalışan gazeteci arkadaşlarımız ‘Bursa Gazeteciler Cemiyeti’ ile ‘Çağdaş Gazeteciler Derneği Bursa Şubesi’nde örgütlenmiş bulunmaktadırlar. Her iki kardeş gazeteci kuruluş, meslektaşlarımızın sorunlarını gidermelerine ve mesleklerinde kendilerini geliştirmelerine yardımcı olmak için elbirliğiyle çaba harcamaktadır. Bu iki meslek örgütümüze ek olarak ‘Bursa Gazeteciler Sosyal Hizmetler ve Emeklilik Vakfı’ da senedinde belirtilen konularda üzerine düşen görevleri yapmaktadır.

  • Gazetecilik mesleğinin geleceği konusundaki öngörüleriniz nelerdir?

Gazetecilik mesleği, demokratik toplumlar için vazgeçilmez bir denetim aracıdır. Bu nedenle toplumların gelişmesi ve bilinçlenmesi açısından olmazsa olmaz konumdadır.

Teknolojinin gelişmesiyle birlikte gazetecilik çeşitli biçimlere bürünse de, habercilik her zaman var olacaktır.

Salgın dönemi açısından mesleki sorunlarımıza göz atacak olursak, haberciliğin en fazla zorlanan mesleklerden birisi olduğunu görebiliriz. Çünkü haber kaynağına yüz yüze ulaşmak, araştırma yapmak, insanların ve olayın içerisinde olmak sürekli teması gerektiriyor. Salgın döneminde sıcak temas ortadan kalktığı için, meslektaşlarımız habere ulaşma noktasında zorlanıyorlar.

Mesleki çalışma koşulları açısından öne çıkan en belirgin değişim de, uzaktan çalışma ve ücret-izin gibi konularda yaşandı. Evden çalışan bir editör için elektrik, internet, telefon gibi giderler artarken, işverenin giderlerinde düşüş yaşandı.

Bu sürecin devam etmesi, gazetecilik alanında istihdamın daralması, gazetecilerin dijital kaynaklara bağımlı kalması, çalışma koşullarının zorlaşması, sahada görev yapan habercilerin azalması gibi olumsuz sonuçlara neden olabilecektir.

  • Yerel gazeteciliğin önemi nedir? Neden yaşatılmalıdır?

Yerel basın, gerçek anlamda ‘kamu görevi’ üstlenmektedir. Yerel basın, demokrasi kültürünün ve yerel demokrasinin güçlenmesini, toplumu bir arada tutan değerlerin gündeme getirmesini, zenginlikler ile farklılıkların yaşatılmasını ve yarınlara taşınmasın sağlıyor. Yerel basın aynı zamanda kamu adına denetim işlevine de yardımcı oluyor.

Yerel basının işlediği konular genellikle yayın yaptığı yerel çevreyle ilgilidir. Yerel basın, yerelin sorunlarını gündeme taşıyarak, çözüm bulunması konusunda da önemli bir görevi yerine getirmektedir. Bir yörenin sorunları yaygın medyada yer bulamazken, yerel medya bu sorunları gündeme taşımakta, üzerinde tartışılmasını ve çözüm önerileri getirilmesini sağlamakta, kent yöneticilerine bir anlamda rehberlik etmektedir.

Diğer yandan yerel basın, önemli bir istihdam ve gelir kaynağıdır. Yerel basın kuruluşlarında yaklaşık 20 bin meslektaşımız istihdam edilirken, Basın İlan Kurumu mevzuatı çerçevesinde yazılı basına verilmekte olan resmi ilan gelirlerinin önemli bir bölümü KDV, BİK Komisyonu, SGK pirimi, damga, muhtasar, gelir ve kurumlar vergileri yolu ile kamuya dönmektedir.

Tüm bu açılardan baktığımızda, yerel basının desteklenmesi ülkemiz açısından büyük önem taşımaktadır. Bugünün Türkiye’sinde basılı yayıncılık, Basın İlan Kurumu (BİK) aracılığıyla yaklaşık 50 yıldır destekleniyor. Kamu ilan ve reklamları belli kurallara bağlı olarak yerel basına ulaştırılmakta ve yerel basın kuruluşlarının ayakta kalması sağlanmaktadır.

  • Mesleğin güçlenmesi için kimlere ne gibi görevler düşmektedir.

Mesleğimizin güçlenmesi, öncelikle bugün yaşanan sorunlara çözüm bulunmasını gerektirmektedir.

Ülkemiz, basın/medya alanında kapsamlı bir değişime, yenilenmeye ihtiyaç duymaktadır. Basın özgürlüğünden çalışma koşullarına, mesleki düzenleme zorunluluğundan internet yasasına kadar bir dizi yenilik, geniş katılımlı çalıştaylar dizisi ile belirlenmeli ve uygulanmaya konulmalıdır.

Bunlara özetle değinecek olursak: Basın, uzun yıllar hep özgür olma mücadelesi vermiştir. Özellikle 12 Eylül döneminde büyük baskılar yaşanmıştır. Günümüzde de, Türk Ceza Kanunu ve Terörle Mücadele Kanunu’nun bazı maddeleri ifade özgürlüğünü kısıtlayan hükümler içermektedir. Gazeteciler yazdıkları yazılar, yorumlar ve haberler nedeniyle yargılanabilmektedir. Bu durumun sona erdirilmesi ve basın özgürlüğünün gerçek anlamda sağlanması gerekmektedir.

En temel sorunlardan birisi, olumsuz çalışma koşullarıdır. Sendikalaşmanın adeta hiç olmadığı basın sektöründe çalışanlar düşük ücret almakta, uzun çalışma saatlerinde zor koşullar altında görev yapmaktadır. Yıpranma hakkından ise sadece İletişim Başkanlığı Basın Kartı olanlar yararlanabilmektedir.

Basın sektörü, avukatlık, doktorluk, mühendislik veya mali müşavirlik gibi mesleki standartlara sahip değildir. Eğitimine, birikimine bakılmaksızın herkes gazeteci olabilmektedir. Sektörde acil olarak mesleki düzenlemeye gidilmelidir.

Günümüzde sıradan dernek statüsünde olan basın meslek örgütlerinin Basın Meslek Odalarına dönüştürülmesi gerekmektedir. 1938 yılında kabul edilen ancak daha sonra yürürlükten kalkan Türk Basın Birliği Yasası günümüz şartlarına uygun olarak yeniden çıkarılmalı, demokratik bir yapıda kurulacak olan Basın Meslek Odaları sektörde söz sahibi olmalıdır.

Özellikle yerel basın için büyük önem taşıyan Basın İlan Kurumu’nda son dönemde olumlu değişimler yaşanmıştır. BİK'in mevzuatından kaynaklı; İstanbul, Ankara, İzmir’in gazetesine, gazetecisine ve meslek örgütüne öncelik veren, Anadolu basınını öteleyen yaklaşım değişmiştir. Genel Kurul kararıyla, BİK yardımlarının hakça dağıtımı sağlanmıştır.  Basın İlan Kurumu’ndaki değişiklikler devam etmelidir. BİK Genel Kurul delege yapısında ve Basın Kartları yönetmeliğinde değişiklik yapılarak, temsilde eşitliğin sağlanması gerekmektedir.

Türkiye genelinde yerel, bölgesel ve yaygın yayın yapan televizyon kanallarının ortak sıkıntısı Turksat’a ödenen yayın ücretleri, RTÜK’e ödenen ücretler gibi diğer yayın mecralarında olmayan ücretlendirmeler nedeniyle girdi maliyetlerinin artmasıdır. Özellikle yerel ve bölgesel yayın yapan televizyon kanalları büyük bir borç yükü altında kalmıştır.

RTÜK Yasası günümüz koşullarına göre yeniden ele alınmalıdır.

Teknolojinin hızla gelişimi ve internet ağının hemen hemen her noktaya ulaşması ile birlikte, internet haberciliği büyük bir gelişim göstermiştir.

Sektörde istihdam sağlayan ve gazete ve televizyonlarla eşdeğer habercilik yapan kurumsal internet haber sitelerinin yanında, internet deyimiyle ‘kopyala yapıştır’ kolaycılığından öteye gitmeyen haber siteleri yer almaktadır.

Yasal boşluktan kaynaklanan sorunlar, her geçen gün daha da artmaktadır. İnternet medyasının gerek yayıncılık, gerekse BİK yardımları konusunda düzenlemeye ihtiyacı vardır. İstihdam sağlayan, gerçek anlamda habercilik yapan ve kurumsallaşan internet haber siteleri desteklenmelidir. Bu kurumlarda habercilik yapan meslektaşlarımız da yeni düzenleme yapılarak gazeteci sayılmalıdır.

Mesleğimizin güçlendirilmesi açısından bir diğer önemli faktör sendikalaşmadır. Basın kuruluşlarında sendikalaşma özendirilmeli ve yaygınlaştırılmalı, meslektaşlarımıza ve kurumlarına katkıda bulunan sendikalar sektörde söz sahibi hale gelmelidir.

Yorumlar (0)
Namaz Vakti 03 Nisan 2025
İmsak 06:47
Güneş 08:18
Öğle 13:10
İkindi 15:31
Akşam 17:52
Yatsı 19:17
6
hafif yağmur
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Galatasaray 28 71
2. Fenerbahçe 27 65
3. Samsunspor 28 51
4. Beşiktaş 27 47
5. Eyüpspor 28 44
6. Başakşehir 27 39
7. Göztepe 27 38
8. Gaziantep FK 27 38
9. Kasımpaşa 28 38
10. Trabzonspor 27 36
11. Antalyaspor 28 36
12. Konyaspor 28 34
13. Rizespor 27 33
14. Alanyaspor 28 31
15. Sivasspor 28 30
16. Bodrum FK 28 30
17. Kayserispor 27 30
18. Hatayspor 27 19
19. A.Demirspor 27 -2
Takımlar O P
1. Kocaelispor 31 62
2. Karagümrük 31 56
3. Erzurumspor 31 54
4. Gençlerbirliği 31 51
5. Bandırmaspor 31 51
6. İstanbulspor 31 49
7. Ahlatçı Çorum FK 31 46
8. Amed Sportif 31 46
9. Boluspor 31 45
10. Ümraniye 31 45
11. Esenler Erokspor 31 44
12. Iğdır FK 31 44
13. Keçiörengücü 31 42
14. Pendikspor 31 41
15. Sakaryaspor 31 39
16. Ankaragücü 31 38
17. Manisa FK 31 37
18. Şanlıurfaspor 31 34
19. Adanaspor 31 27
20. Yeni Malatyaspor 31 -21
Takımlar O P
1. Liverpool 30 71
2. Arsenal 30 61
3. Nottingham Forest 30 57
4. M.City 30 51
5. Chelsea 29 49
6. Newcastle 29 48
7. Brighton 30 48
8. Aston Villa 30 46
9. Bournemouth 30 45
10. Fulham 30 45
11. Brentford 30 42
12. Crystal Palace 29 39
13. M. United 30 37
14. Everton 30 35
15. Tottenham 29 34
16. West Ham United 30 34
17. Wolves 30 29
18. Ipswich Town 30 18
19. Leicester City 30 17
20. Southampton 30 12
Takımlar O P
1. Barcelona 29 66
2. Real Madrid 29 63
3. Atletico Madrid 29 57
4. Athletic Bilbao 29 53
5. Villarreal 28 47
6. Real Betis 29 47
7. Rayo Vallecano 29 40
8. Celta Vigo 29 40
9. Mallorca 29 40
10. Real Sociedad 29 38
11. Sevilla 29 36
12. Getafe 29 36
13. Girona 29 34
14. Osasuna 29 34
15. Valencia 29 31
16. Espanyol 28 29
17. Deportivo Alaves 29 27
18. Leganes 29 27
19. Las Palmas 29 26
20. Real Valladolid 29 16