Müteahhitlere Çıkış Yolu: Bosna Hersek!
Türkiye’de olduğu gibi Bursa’da da inşaat sektörü, maliyetlerdeki artış ve kentsel dönüşüm sürecinin yavaşlamasıyla derin bir kriz yaşarken Bosna Hersek Fahri Konsolosu Muzaffer Çilek, müteahhitlere yeni bir çıkış yolu açtı: Bosna Hersek’te inşaat sektörü için çok önemli fırsatlar var! Acele etmeliyiz!..

- N. Nuri Yavuz
Bursa’daki fahri konsoloslar araştırmamıza bu hafta, 2010 yılından beri kentte Bosna Hersek Fahri Konsolosluğu görevini yürüten Muzaffer Çilek ile devam ediyoruz. Bursa’da Bosna Hersek ile İlişkileri Geliştirme Merkezi Vakfı’nı (BİGMEV) kuran ve tüm Türkiye’de çalışmalar yapan Çilek, Bosna Hersek’in ölümsüz lideri Aliya İzetbegoviç adına kurulan vakfın da kurucuları ve yönetim kurulu üyeleri arasında yer alıyor. Bosna Hersek Cumhurbaşkanlığı Konseyi Üyesi Bakir İzetbegovic'e resmi danışmanlık yapan Çilek, 2015 yılından bu yana Dış Ekonomi İlişkiler Kurulu’nda (DEİK) Türkiye-Bosna Hersek İş Konseyi Başkanlığı görevini yürütüyor. Çilek, ayrıca DEİK Yönetim Kurulu üyeliğinde bulunuyor.
- Fahri konsolosluk göreviniz nasıl başladı?
Bosna Hersek, Bursa’da bir fahri konsolos atamak istiyor ve kentteki Boşnak camiasına soruyor. Bizim de kökenimiz Bosnalı olduğu için herkes, bizi ve ailemizi öneriyor. Tabi iş adamı olmamız da bunda etkili oldu. Bize, teklifte bulunuldu. Dedelerimizin geldiği ve köklerimizin olduğu ülkeden böyle bir görev gelmesi de bizi memnun etti ve ‘şeref duyacağımızı’ belirterek görevi kabul ettik. Tabi sadece bizim kabul etmemiz yetmiyor; önce her iki ülkenin istihbaratı araştırıyor. Sonra bakanlar kurullarına sunuluyor. Ardından fahri konsoloslara verilen ‘Buyrultu’; Dış İşleri Bakanı, varsa başbakan ve Cumhurbaşkanının imzasından geçiyor. O ıslak imzalı belge ve beraberinde bir de mühür veriliyor. Aslında fahri konsolosların, bir konsolostan hiçbir farkı yok. Sadece protokolde bir adım arkada durur ve maaş almaz. Gönüllülük esaslı bir iştir.
- Sizce bu görev neden önemli? Kendi adınıza da bu görevin önemi nedir?
Ülkeler için de görevi icra eden kişi açısından da önemi var. Ülkeler bağlamında fahri konsolosluk; ikili dostluk, ekonomik ve kültürel bağın kuvvetlendirilmesi açısından önemlidir. Zaten büyükelçilikler ve başkonsolosluklar üzerinden bu konulara yönelik çalışmalar yapılıyor ama çalışma alanını ve kadroyu genişletmek için bir kişiyi daha ilave ederek çalışmalara güç katılmak isteniyor. Bazen de ulaşamadığı şehirlere bu misyonla erişmeyi deniyor.
Fahri konsolos olan kişi açısından ise bu işin önemi, çocuklarına ve torunlarına miras bırakacağı bir nişanı kariyerine kazandırmasıdır. Genelde hak eden kişi seçilerek bu görevlendirmeler yapıldığı için önemli bir motivasyon oluyor.
Bize bir başka ülkeden mesela İrlanda ya da Jamaika’dan böyle bir teklif gelseydi yine sosyal sorumluluk çerçevesinde bu görevi yapmak isterdik. Ancak dost, kardeş ve hatta kökenimizin dayandığı ülkeden böyle bir teklif gelince iki kere mutlu olduk.
- Bosna Hersek’in Türkiye’de kaç fahri konsolosu var?
Bosna Hersek’in ilk ve en eski fahri konsolosu, İzmir’de bu görevi icra etmiş ve yakın zamanda vefat eden Ahmet Kemal Baysak’tı. O, Adana’ya kadar uzanan bölgede görev yaptı. Sonra Konya, Bursa ve Kocaeli’nde görevlendirmeler yapıldı. Ülke genelinde 4 fahri konsolos var.
- Bursa’da bir fahri konsolosa neden ihtiyaç duyuldu?
Mesela İzmir neden seçilmiş? Çünkü o bölgelerde Boşnak nüfus yoğun olduğu için. Bursa da diğer iller de yine aynı nedenle seçildi. Dolayısıyla seçilen şehirlerde ya bir diaspora var ya da o şehirlerle dostluğun geliştirilmesi daha çok isteniyor. Bursa’nın seçilmesinde hem Boşnakların yoğunluğu hem de kültürün birbirine çok benzemesi etkili oldu.
- Sizin seçilmenizde iş adamı olmanızın etkili olduğunu söylediniz. Bu görev için neden genelde iş adamları tercih ediliyor?
Ekonomik ilişkileri geliştirme önceliği nedeniyle iş dünyası temsilcileri yoğunlukla tercih ediliyor. Elbette akademisyenler, sanatçılar da olabiliyor. Ama ekonomi önemli olduğu için iş dünyasında saygın bilinen ve belirli bir çevresi olan kişiler tercih ediliyor. Tabi kişinin imkânı olması da önemli çünkü bu gönüllü bir iş ve seçilen kişinin yapılacak etkinlik ve çalışmalara bütçe katkısı sunması da gerekiyor.
- Ne tür çalışmalar yapıyorsunuz?
Biz, bundan 11 yıl önce fahri konsolos olduğumuzda daha önce de söylediğim gibi 2 kere sevindik. Bu da haliyle 2 katı fazla çalışmamız gerektiği hissiyatını ve sorumluluğunu bize yükledi. Etrafa baktığımızda fahri konsoloslukların kendi gayretleriyle çok güzel çalışmalar yaptığını gördük. Ama bizim bu çalışmaların ötesine geçmemiz gerekiyordu hem bizim köksel bağlarımız dolayısıyla hissettiğimiz sorumluluk duygusundan hem de Bosna’nın buna ihtiyacı vardı. Savaştan yeni çıkmış, ekonomik ve kültürel travmaları olan bir ülkeydi. Haliyle 2 değil 3 kat daha fazla çalışmamız gerekir düşüncesindeydik ama çalışmalarımız açısından ‘ya bu fahri konsolos neden bu kadar abartıyor’ sorusu gelebilir diye çekindik. Ama bizim 2 kat çalışmamız gerekiyordu. O nedenle fahri konsolosluğumuzun yanına bir vakıf kurma kararı aldık ve Bosna Hersek ile İlişkileri Geliştirme Merkezi Vakfı’nı (BİGMEV) kurduk. Tüm fahri konsoloslar gibi çalışmalarımızı yaparken ekstra yapılması gerekenleri de BİGMEV üzerinden sürdürüyoruz. Bu iyi de oldu ve geniş bir alan kazanıldı. Bir yandan fahri konsolosluk çalışmaları yapılırken BİGMEV ile de kardeş şehirler, ekonomik ilişkiler ve üniversite iş birliği gibi çalışmalar yapılıyor. Güzel işler yaptığımıza, çok güzel tohumlar ekildiğine, zaten var olan dostluğun geliştiğine ve ticari ilişkilerin güçlendiğine inanarak heyecanla çalışmalarımızı sürdürüyoruz.
- Çalışmalardan birkaç örnek verir misiniz?
Türkiye ile Bosna Hersek arasında 100’den fazla kardeş şehir var. Bunların birçoğu belediye başkanları değiştiği için unutulmuş ya da rafa kaldırılmış durumdaydı. Biz, bu kardeş şehir anlaşmalarını yeniden canlandırdık. Yeni kardeş şehirler de ilave ettik. Türkiye’de lisans, yüksek lisans ve doktora seviyesinde okuyan çok sayıda Boşnak öğrenci var. Sadece Bosna Hersek’ten değil Balkanlardan gelen öğrencileri burada bir araya getiriyoruz. Hatta bazen yanlarında Afrikalı ve Uzak Doğulu öğrenci arkadaşları da geliyor. Burada Aliya İzetbegoviç ile ilgili kitaplar okunuyor, bilgi paylaşımı yapılıyor. Bu öğrencileri, özellikle fuar dönemlerinde Bosna’dan gelen ticari heyetlere tercüman olarak görevlendiriyoruz. Hem bir harçlık kazanıyorlar hem de iş tecrübesi kazanıyor ve iyi bir ağ elde etmiş oluyorlar. Türkçe bilgileri güçleniyor. Ülkelerine döndüklerinde de bu tecrübeleri, iş bulma açısından kapı açıyor.
Evlenip kalan birkaç kız öğrencinin dışında çoğunluğu, memleketlerine dönüp ülkesine hizmet etmek istiyor ve öyle de oluyor. Biz de ülkelerine döndüklerinde bağı koparmamak için ‘Türkiye Mezunları Derneği’ni kurduk ve hatta bu oluşum diğer Balkan ülkelerine de örnek oldu.
İş adamları projemiz de var. Fahri konsolos olarak Bursa bölgesinde çalışıyoruz ama BİGMEV ile tüm ülke genelinde çalışma yapıyoruz. Ülkemizin bir ucundan diğer ucuna farklı kentlerden iş adamlarını, yatırım için Bosna’ya götürmek ve Bosna’dan da birçok iş adamını Türkiye’deki fuarlara getirme faaliyetleri icra ediyoruz.
- Bursa’dan Bosna Hersek’e yatırım yapan şirketler var mı?
Çilek Holding, Büyükşehir Belediyesi’nin iştiraki Tarım A.Ş, Kaledonya, Aydınoğlu Gıda, Lignum Makine ve Orhan Holding gibi çok sayıda firma Bosna Hersek ile ticaret yapıyor.
- Çilek Holding hangi sektörlerde yatırım yapıyor?
Turizm, tarım, enerji alanlarında yatırımlarımız var. Çilek Holding, Bosna Hersek’te baraj ve oteller yapıyor, tarımsal üretim gerçekleştiriyor.
- Bosna’dan Bursa’ya yatırım yapan var mı?
Onlardan da Bursa’ya gelip makine, hammadde, tekstil ürünleri alan çok sayıda firma var. Yatırım yapan İstanbul’a oldu. Bilgi teknolojileri alanında bir firma, hem Türkiye’ye hem de Ortadoğu pazarına iş yapmak için İstanbul’da ofis açtı.
- Bu yılın ilk 9 ayında Türkiye’nin Bosna Hersek’e toplam ihracatı 452,5 milyon dolar, Bursa’nın ihracatı ise 15,5 milyon dolar seviyesinde bulunuyor. Sizce bu rakam yeterli mi?
Türkiye’nin toplam ihracatı artıyor. Bursa ihracatı da artıyor ancak yeterli değil. Çünkü 3 milyonluk bir Bursa ve yine 3 milyonluk bir Bosna Hersek var. Biri ülke biri şehir ki Bursa’da aslında bir ülke kadar güçlü… Bilhassa Bursa ile Bosna arasında çok benzer taraflar var; turizm çeşitleri (kış, tarih, inanç vs.), tekstil, otomotiv yan sanayi, tarım gibi birçok sektörde ortak noktalar var. Bunları düşündüğünüzde ekonomik hacmi çok daha fazla ileriye götürebiliriz. Burada özellikle Bursalıların Bosna’ya daha fazla gitmesi, orayı tanıması gerekiyor. Bosnalıların da Bursa’ya gelip kentin gücü ve potansiyelini daha fazla hissetmesi, aynı sektörde olan iş adamlarının buluşması ve işbirliği yapması gerekiyor. Bu noktada biz de bu buluşmalara aracı oluyoruz. Bursalılar, duyarlılar ve her davetimize icabet ediyor. Salgın da etkili oldu ama artık bu, yavaş yavaş aşıldı. Bosna’ya vize yok. Artık normalleşmeyle birlikte daha çok sayıda insan, Bosna’ya gidecektir ve biz de götürmeye devam edeceğiz.
- Bosnalılar Türkiye’ye, Bursa’ya ve Türklere nasıl bakar ve yaklaşırlar?
Kendi ülkeleri, şehirleri ve birer kardeşleri gibi bakarlar. Bosnalılar, bizi kendilerinden daha fazla seviyor. Kendilerini Türk, Osmanlı gibi gördükleri, Müslüman oldukları için çok daha yakın olmak istiyorlar. Zaten 400-500 yıl birlikte yaşadık ve yine birlikte olmak istiyorlar. Bir sevgi ve hasretle bakıyorlar. Dolayısıyla Türkiye’yle ilgili bir habere hemen dikkat kesiliyorlar. Duygusal bağ ve sevgi açısından sanki iki ülke, tek bir ülke gibi… Bunu, hem Türkiye’de hem de Bosna’da görüyoruz.
Türkiye ile Bosna ilişkilerini geliştirmek için çalışırken görüyoruz ki Türk, Kürt, Laz, Çerkez ve Gürcü’süyle Türkiye’deki halkın, sanki Bosna Hersek’i burada yaşayan Boşnaklardan daha çok sevdiğini hissediyor ve görüyoruz. Bu duygusal bağ, hem söyleme hem de davranışlarına yansıyor.
- Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Bosna Hersek’e her ziyareti sevgi gösterilerine sahne oluyor. Bosnalıların bu ilgisinin organize olduğunu düşünenler oluyor. Bu konuda sizin düşünceniz nedir?
Biz, bu programların birçoğunda bulunduk. Cumhurbaşkanımızla Bosna Hersek’te birlikte aynı caddelerde yürüdük ve aynı alanlarda buluştuk. Bosnalıların; seslerindeki titreşim ve heyecan, ‘reis’ diye seslenişleri, yarı Türkçe yarı Boşnakça ifadelerle sorular sorması, gönülden sözler söylemesi, saatlerce onu beklemeleri yani bunlar organize olacak işler değil. Hepsinin doğal olduğunu orada birebir görüyor ve yaşıyoruz. Biz de etkileniyor ve duygulanıyoruz bu sevgiden. Bir başka ülkede bizim cumhurbaşkanımızın o şekilde sevgiyle karşılanması, heyecanlı bir ilgi görmesi bizi de son derece mutlu ediyor.
- Boşnakların Bursa’da nasıl bir nüfus yoğunluğu var?
Bursa’da göçlerle nüfus ciddi arttı ve beraberinde Boşnak sayısı da yükseldi. 100-200 binlerden bahsediliyor rakamsal olarak ama kültürel kaynaşma ile kız alıp vermeyi de katarsa Boşnak nüfus bayağı artmış görünüyor. Çünkü Boşnaklar, damatları da kendilerinden sayar. Öte yandan Bosna dostu olan ve kendini Boşnak hissedenleri de kattığınızda yoğunluk daha da güçleniyor.
- Bosna Hersek’te Bursalılar için fırsat niteliğinde olabilecek sektör var mı?
Turizm açısından otelcilik, kafe ve restoran işleri, Bursalıların da bu alandaki tecrübesi düşünüldüğünde çok uygun görünüyor. Orada yazılım üzerine dernekler, teknoparklar ve bu işte çalışan gençler var. Bursalı yazılım firmaları açısından orada iş birliği fırsatları var. Orman ürünleri zengin bu açından da Bursa’ya özellikle de İnegöl’e çok uygun. İnşaat ki Bosna Hersek’te evler hep iki katlı ve bahçeli, daha yeni yeni bizim buradaki gibi site tarzı yapılar oluşuyor. Bu yapı tarzı, orada moda oldu ve yaygınlaşıyor. Türkiye’de müteahhitlik konusundaki tecrübelerini orada fırsata dönüştürebilir. Ki orada insanlarda, temel aşamasında konut satın alma heyecanı artıyor. Orada İtalyan ve Avusturya malzemeleriyle inşa edildiği için pahalıya mal oluyor ve buna rağmen alıcı buluyor. Ama Türk müteahhitler, oradaki projelerinde malzemeleri buradan götürürse Avrupa kalitesinde çok daha uyguna maliyete inşa edebileceği için hem karlı hem de rekabetçi olacak. Bosna Hersek’te konut edinmek için insanlar, kredi kullanıyor. Yani peşin alıyor kendisi kira gibi bankaya ödeme yapıyor. Bu önemli bir fırsat… Dolayısıyla Bursalı müteahhitlerin orada acilen projelere başlaması lazım.
- Peki, Bosna Hersek’te iş yapma kolaylığı ne seviyede bulunuyor?
Dünyada hiçbir ülkede kolay değil. Türkiye’de bile iş yapmanın belli zorlukları var. Her ülkenin kendine göre zorluğu var. Bosna Hersek’te dünya genelinde ortalardadır. Ne çok kolay ne de çok zordur. Bizim de birçok ülkede kendi yatırımlarımız olduğu için mesela şunu söyleyebilirim: Bosna’da iş yapmak ABD’den kolay.
- Ulaşım kolay mı?
Sabiha Gökçen’den 1 saat 20 dakikada Bosna Hersek’e ulaşılıyor. Vize yok. Yemekler helal. Orada hiç bozulmadan bekleyen bir Osmanlı mirası var. İnanç turizmi açısından orada dergâhlar, camiler, tekkeler, türbeler var. Umreye gidilemeyen bugünlerde insanlarımızın, Bosna Hersek’teki o manevi değeri yüksek yerleri ziyaret etmesini öneririm.
- Bosna Hersek’in nasıl bir iş gücü yapısı var?
Bize göre daha Avrupalı ve eski Yugoslavya’dan dolayı eğitim seviyesi yüksek bir toplum olduğu için gençleri çok eğitimli, birkaç dil bilen, kolay öğrenen ve kaliteli iş yapan bir yapıda. Bunu bilen Almanlar, İtalyanlar Bosnalı gençleri kendi ülkelerine çekiyor. Bizim de o gençlerle çalışmamız lazım. İngilizce, Almanca bilen sayısı çok ki Türkçe de giderek yaygınlaşıyor. Yunus Emre Enstitüsü’nün çalışmaları buna çok katkı sağladı ve meyvelerini vermeye başladı. Bir de sadece gençlerde değil yetişkinlerde de Türkçe öğrenme arzusu var. Türkçe öğrenmek için akşam kurslarına giden her kesimden 50-60 yaşlarında insanlar var.
- Bosna Hersek’te eğitim açısından Türk öğrenciler için alternatif var mı?
Bosna Hersek’te, cumhurbaşkanımızın başbakanlığı döneminde kurdurduğu bir Türk Üniversitesi var: IUS (Uluslararası Saraybosna Üniversitesi), bir vakıf üniversitedir. Çok güzel mezunlar verdi. Uluslararası ölçekte saygın bir üniversite oldu. Türkiye’den çok sayıda öğrenci gidiyor, hem eğitimini tamamlıyor hem Bosna’yı tanıyor hem Boşnakça ve İngilizce öğreniyor hem de Avrupalı kültürünü öğreniyor. Biliyorsunuz Bosna Hersek çok dinli bir ülke; kilise, havra ve camilerin bir arada olduğu bir hoşgörü ülkesi. Orada hem Osmanlı var hem de Avusturya var. Oradaki bu Avrupalı kültür atmosferini koklayan gençler, önemli bir tecrübe kazanıyor. Aileleri gidiyor. Birçoğu orada iş yapıyor. Dolayısıyla IUS, dünyanın her yerinden öğrenci çeken güzel ve kaliteli bir üniversite ki Bursalı gençlerin orada okumayı tercih etmesi gerektiğini düşünüyorum.
İmsak | 06:47 | ||
Güneş | 08:18 | ||
Öğle | 13:10 | ||
İkindi | 15:31 | ||
Akşam | 17:52 | ||
Yatsı | 19:17 |
Takımlar | O | P |
---|---|---|
1. Galatasaray | 28 | 71 |
2. Fenerbahçe | 27 | 65 |
3. Samsunspor | 28 | 51 |
4. Beşiktaş | 27 | 47 |
5. Eyüpspor | 28 | 44 |
6. Başakşehir | 27 | 39 |
7. Göztepe | 27 | 38 |
8. Gaziantep FK | 27 | 38 |
9. Kasımpaşa | 28 | 38 |
10. Trabzonspor | 27 | 36 |
11. Antalyaspor | 28 | 36 |
12. Konyaspor | 28 | 34 |
13. Rizespor | 27 | 33 |
14. Alanyaspor | 28 | 31 |
15. Sivasspor | 28 | 30 |
16. Bodrum FK | 28 | 30 |
17. Kayserispor | 27 | 30 |
18. Hatayspor | 27 | 19 |
19. A.Demirspor | 27 | -2 |
Takımlar | O | P |
---|---|---|
1. Kocaelispor | 31 | 62 |
2. Karagümrük | 31 | 56 |
3. Erzurumspor | 31 | 54 |
4. Gençlerbirliği | 31 | 51 |
5. Bandırmaspor | 31 | 51 |
6. İstanbulspor | 31 | 49 |
7. Ahlatçı Çorum FK | 31 | 46 |
8. Amed Sportif | 31 | 46 |
9. Boluspor | 31 | 45 |
10. Ümraniye | 31 | 45 |
11. Esenler Erokspor | 31 | 44 |
12. Iğdır FK | 31 | 44 |
13. Keçiörengücü | 31 | 42 |
14. Pendikspor | 31 | 41 |
15. Sakaryaspor | 31 | 39 |
16. Ankaragücü | 31 | 38 |
17. Manisa FK | 31 | 37 |
18. Şanlıurfaspor | 31 | 34 |
19. Adanaspor | 31 | 27 |
20. Yeni Malatyaspor | 31 | -21 |
Takımlar | O | P |
---|---|---|
1. Liverpool | 30 | 71 |
2. Arsenal | 30 | 61 |
3. Nottingham Forest | 30 | 57 |
4. M.City | 30 | 51 |
5. Chelsea | 29 | 49 |
6. Newcastle | 29 | 48 |
7. Brighton | 30 | 48 |
8. Aston Villa | 30 | 46 |
9. Bournemouth | 30 | 45 |
10. Fulham | 30 | 45 |
11. Brentford | 30 | 42 |
12. Crystal Palace | 29 | 39 |
13. M. United | 30 | 37 |
14. Everton | 30 | 35 |
15. Tottenham | 29 | 34 |
16. West Ham United | 30 | 34 |
17. Wolves | 30 | 29 |
18. Ipswich Town | 30 | 18 |
19. Leicester City | 30 | 17 |
20. Southampton | 30 | 12 |
Takımlar | O | P |
---|---|---|
1. Barcelona | 29 | 66 |
2. Real Madrid | 29 | 63 |
3. Atletico Madrid | 29 | 57 |
4. Athletic Bilbao | 29 | 53 |
5. Villarreal | 28 | 47 |
6. Real Betis | 29 | 47 |
7. Rayo Vallecano | 29 | 40 |
8. Celta Vigo | 29 | 40 |
9. Mallorca | 29 | 40 |
10. Real Sociedad | 29 | 38 |
11. Sevilla | 29 | 36 |
12. Getafe | 29 | 36 |
13. Girona | 29 | 34 |
14. Osasuna | 29 | 34 |
15. Valencia | 29 | 31 |
16. Espanyol | 28 | 29 |
17. Deportivo Alaves | 29 | 27 |
18. Leganes | 29 | 27 |
19. Las Palmas | 29 | 26 |
20. Real Valladolid | 29 | 16 |