banner69

‘Uydu kentlere ihtiyaç var’

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Üyesi Alparslan Şenocak, Bursa’da şehir içinde kalmış merdiven altı imalathanelerin, kent dışına çıkarılması için sanayi imarlı yeni alanlar açılması gerektiğini savunurken “Uydu kentlere ihtiyaç var” değerlendirmesinde bulundu.

ÖZEL HABER 07.12.2021, 12:00
‘Uydu kentlere ihtiyaç var’

Haber: N. Nuri Yavuz

Bursa Görüş gazetesinin Meclis Başkanı Ali Uğur röportajıyla başlattığı BTSO Meclis üyeleriyle söyleşi dizisi kapsamında bu hafta Alparslan Şenocak ile görüştük. BTSO’nun çalışmaları, inşaat sektörünün güncel sorunları, kentsel dönüşüm ve şehrin sıcak gündemi uydu kentler hakkında özel açıklamalarda bulunan Şenocak, BTSO’nun yeni sanayi alanları tezini savundu.

  • BTSO Meclisi’ne hangi komiteden girdiniz?

BTSO’da inşaat sektöründe 23’üncü komiteden seçilmiş meclis üyesi olarak görev aldık. Başkanımız da sağ olsun yönetim kurulu üyesi olarak da bizi tercih etti. Bu dönem meclis üyesi hem de yönetim kurulu üyesi olarak görev yapıyorum.

  • BTSO’da inşaat sektörünün ağırlığı nedir?

İnşaat sektörü, BTSO’nun mevcut üyeleri içerisinde yüzde 2’lik bir paya sahip. 50 bin üyemizden 10 bine yakını inşaat sektörü ve ona bağlı komitelerden oluşuyor. Bu anlamda oldukça güçlü bir sektördür. İnşaat sektörünü 6 komite temsil ediyor; 22, 23, 24, 25, 54 ve 56. Her komite, başkan ve seçilmiş meclis üyelerinden oluşuyor. Bunların hepsinin birleştiği nokta ise inşaat konseyimizdir. Orada da başkanımız Ali Tuğcu bu dönem de görev yapıyor.

  • Konseyde neler yapıyorsunuz?

İnşaat konseyimiz çatısı altında sektörün problem ve sıkıntılarını her komiteden gelen görüşlerle değerlendirerek çözüm üretmeye çalışıyoruz. En önemli avantajımız, yönetim kurulunda sektörden iki üyenin bulunması ki bu da sorunların yönetim kurulunda değerlendirilmesi ve ilgi mercilerde aksiyonlarının alınmasını sağlıyor. İnşaat sektöründeki bütün komitelerle iyi bir çalışma içerisindeyiz. Sorun ve problemleri de dile getirip bunları ilgili mercilere taşıyabiliyoruz. Bu, en büyük avantajımız.

  • Bir örnek verir misiniz?

İnşaat konseyindeki arkadaşlarımızla, Mimarlar Odası, İnşaat Mühendisleri Odası, Harita Mühendisleri Odası ve İMSİAD ile birlikte müteahhitlik süreçleriyle ilgili yaşanmış problemleri; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan yardımcımız Fatma Varank’a birebir aktardık. Hatta bu bilgilendirme kendisini de sevindirdi çünkü çıkarılan yasanın piyasadaki yansımasını bizden gördü. Yaşadığımız problemleri aktardığımızda hemen birebir çözüme ulaşma imkânı oldu. Yakın zamanda kentsel dönüşümle alakalı bir çalışma grubu oluşturmuştuk. Bunun içinde de yine yukarda saydığım aynı ilgili kurumlarla birlikte 6-7 aylık bir çalışma dönemi gerçekleştirdik.

  • O rapor, kamuoyunda ‘yeni bir şey yok’ diye eleştirildi. Orada önemli olan neydi?

Burada belki biz, yeni bir şey söylemedik ama burada asıl dikkatini çekmesi gereken nokta ortak çalışabilme ortamı oluşturmak ve bunu göstermek. Belki aynı şeyler söyleniyor ama daha sonra sorun ve sıkıntıların tekrarlamaması veya yeni oluşabilecek sıkıntılara çözüm bulabilmek adına bir arada oturabilmeyi hedeflemiştik. Bunu da çok şükür yaptık. Bundan sonraki süreçte de Bursa ile alakalı sorun ve sıkıntılar için aynı masa etrafında gerçekten pozitif bir yaklaşımla bir araya geleceğiz.

  • BTSO’ya gelelim. Yönetimde bulunduğunuz bu dönemde geride kalan süreyi nasıl yorumlarsınız?

Bu dönem 4 yıllık çalışma süresinin 2 yılı, salgınla geçti. Yani birçok şey yapılacaktı ama bu salgın dönemi birçoğunun ertelenmesine ötelenmesine sebebiyet verdi. Biliyorsunuz Başkanımız İbrahim Burkay, 46 Makro Proje ile o dönemde adaylığını koymuştu ve bunların yüzde 90’nı tamamlandı. GUHEM, Bursa için çok önemli bir proje oldu. Panorama 1326’da tarihi, GUHEM’de ise işin teknolojik kısmı Bursa ve Türkiye halkının hizmetine sunuldu. GUHEM, öğrencilerimiz için farkındalık merkezi oldu. Öğrencilerimizin uzayla ilgili hevesini artırarak ilerde uzaya gidecek ilk Türk’ü yani Gökmen’i Bursa’dan çıkarabiliriz temennisi içindeyiz. Bu çalışma döneminde salgına rağmen hemen adapte olduk ve uzaktan online toplantıları hiç aksatmadan, çalışmaya devam ettik. Şuanda salgının biraz yavaşlaması ve aşılamanın da etkisiyle fiziksel toplantılarımıza tekrar başladık.

  • Verimli bir dönem olduğunu düşünüyor musunuz?

Salgının etkisi oldu ama yine de oldukça verimli bir dönem geçirdiğimizi düşünüyorum.

  • Önümüzdeki döneme ilişkin düşünceleriniz nedir?

BTSO’da meclis üyeliği veya komitelerde alınacak görevler, sektöre hizmet etme anlamında önemli yerlerdir. Çünkü gerçekten Bursa’da ticari hayatın nabzı burada atıyor. Gerek yurt içinden gerek yurt dışından gelen heyetlerin ilk durak noktası BTSO oluyor. Bunların sektöre yansıması için burada görev alacak arkadaşların çalışması gerekiyor. Burada bizlerin, sektöre faydalı olabilmek ve firmaların önünü açabilmek adına birçok görevi var. Biz, mesela sadece yerelde inşaatçıları geliştirmek anlamında değil de yurt dışında da onlara bir pazar imkânı bulabilmek adına çalışıyoruz. Bunun için de inşaat malzemesi üreten firmaları yurtdışına taşımayla alakalı Ur-Ge faaliyeti için bakanlıktan onayını aldık. Eğitimlerini yaptırdık. Nasip olursa ilk aylarda ocak veya şubat gibi ilk yurtdışı gezimizle inşaat malzemecilerini, yurtdışındaki piyasayla buluşturacağız.

  • Bu Ur-Ge çalışmasından biraz daha ayrıntı verir misiniz?

Bu, hem Bursa’da hem de Türkiye’de inşaatla alakalı ilk defa kurulan Ur-Ge’dir. Özellikle biliyorsunuz Ağustos 2018’de bir dolar krizi yaşanmıştı. O günden salgına kadar inşaat sektörü zaten oldukça dibe vurmuştu. Bizim oradaki en büyük açığımız içe dönük çalışmamızdı. Dışarıya mal satanlarda aslında çok sıkıntı olmadı ama inşaat malzemesiyle ilgili yurtdışına ihracat az olduğu için krizden en fazla etkilenen sektör oldu. Bunu gördüğümüz için Ur-Ge ile çalışmalarımızı hızlandırıp buradaki imalatçılarımıza yurtdışına ulaşma yolunu gösterdik. Sağ olsunlar destek verdiler. 20-25’e yakın firmamızı, yurtdışına malzeme satabilir hale getireceğiz. Onları dış piyasayla buluşturacağız ve dışardan alıcılar getirerek buradaki firmalarımızın gelişimine biraz daha katkı sağlayacağız.

  • Yeni döneme ilişkin bir projeniz var mı?

Yeni dönemde taahhüt işi yapan veya müşavirlik işi yapan firmalarımızı da yurtdışına taşımak istiyoruz. Temel hedefimiz şuydu: yurtdışından mutlaka bir iş alınır, bunun müşavir işini yapan da taahhüt işini yapan da malzemelerini satan da Türk olur. Müteahhitler ayağındaki çalışmalarımız devam ediyor. O, HİSER projesi olacak. Yani Hizmet Sektörü Rekabet Gücünün Artırılması Projesi. Bunun da onayını alırsak hedefimize ulaşmak daha kolaylaşacak.

  • Hedef pazarları nasıl beliyorsunuz?

Ur-Ge’deki firmalar bir araya getirilerek onların görüşleriyle ve herkese uyum sağlayacak pazarlara odaklanıyoruz. Şuan 15’e yakın hedef pazar belirledik. Tabi Ur-Ge ve HİSER projelerimizde profesyonel danışman arkadaşlarımız da var. Onların da yaptığı ilgili pazar araştırmaları değerlendiriliyor ve firmaları ortak sonuca ulaştıracak özellik taşıyorsa o ülkede sektörle ilgili muhataplara ulaşıyor ve bir yazışma süreci gerçekleştiriyoruz.

  • Ur-Ge ve HİSER’in avantajı nedir?

Ur-Ge veya HİSER’de en büyük avantaj bakanlık ve BTSO destekli olmasıdır. Yani bir firmanın pazarlama elemanı eline aldığı çantayla gittiği ülkede kiminle görüşeceğini nasıl ulaşacağını bilemiyorken biz, pazar araştırması yapıyor ve görüşülecek firmaları ayarlıyoruz. Ayrıca yurtdışına çıkış ve gelişle alakalı maliyetlerin yüzde 75’ini bakanlık ve BTSO olarak karşılıyoruz. B2B toplantılar düzenliyor ve tercümanlık desteği de veriyoruz.

  • Peki, bu projelerde yer alacak firmalar nasıl belirleniyor?

Bununla alakalı bir ilana çıkılıyor. Herkeste ‘önce birileri yapsın ondan sonra ben katılayım’ algısı var. İlana dönüş yapan firmalarla yola çıkıyoruz. Yol sürecinde ayrılan veya katılanlar da oluyor. Bu sürece bütün firmalar katılabilir. Bir sayı sınırlaması var ama biz bunu 1,2 ve hatta 3’üncü Ur-Ge’ler kurarak aşabiliyoruz. Türkiye’de en fazla Ur-Ge projesine imza atan ticaret ve sanayi odası, BTSO’dur. Normalde bakanlık, her il için 10 ile sınırlamıştı ama bizdeki başarı ve geri dönüşler çok iyi olduğu için bizde bu sınır aşıldı ve sanıyorum şuan 25-26 farklı sektörde Ur-Ge’miz var.

  • Bu projelerle yapılan yurtdışı seyahatlerine ilişkin de farklı yorum ve değerlendirmeler var. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Projelerimizin neticeleri bakanlık kontrolüyle yürüyor. Örneğin biz inşaat Ur-Ge’mizde 15-20 firmamızı birebir eşleştirmeyle bir pazara götürdüğümüzde belki 1 veya 2 tanesi iş yapacak. Ama başka bir pazarda başka firmalar iş için uyum sağlayacak. Bütün katılımcı firmaların iş yapması gibi bir durum söz konusu olmayabilir. Çünkü fiyat, malzeme veya yaklaşım uymayabilir. Ama sonuçta herkes iş yapma iştahıyla gidiyor. Bu, bir fuar gezisi değil, iş yapma gezisidir. Çünkü biz, bu B2B’lerde fuar bile gezmiyoruz. Birebir firmaları eşleştiriyoruz. Firmanın gideceği ve görüşeceği adreslerin hepsini ve firmaların bilgilerini önceden tespit ediyoruz. Ve firmalarımızla paylaşıyoruz.  Önemli olan neticedir. Bir ticaret odası, verilen bilgilerle Ur-Ge açar ama neticesi gelmiyorsa ikinci senede bu kapanır.

  • Biraz da inşaat sektörünün bugün içinde bulunduğu şartlarla ilgili bilgi verir misiniz?

Ağustos 2018’de kur şokuyla başlayan kriz, bizim salgın öncesindeki dönemde oldukça sıkıntılı bir süreç geçirmemize sebep oldu. Neredeyse çarklar durdu. Salgın döneminde konut faizlerinin düşürülmesi sektöre bir ilaç oldu. Devlet, o dönemde duran arabayı itekledi. O tarihlerde elinde bitmiş dairesi olanlar satıp yeni yatırımlara başladı. Ama bu, devletin verdiği güçle oldu. Bugün geldiğimiz noktada yüksek kur ve enflasyonla birlikte dünya genelinde tedarik zincirinin sıkıntılı bir dönemden geçmesi, inşaat sektörünü de etkiledi. Yaz aylarında özellikle malzeme bulma anlamında çok sıkıntı çektik. Aslında malzeme üretimi var. Ama bu yüksek kur, ihracatçıyı oldukça avantajlı duruma getirdi. İç piyasadan ziyade dış piyasaya yönelme durumu, iç piyasada malzeme bulmayı sıkıntıya soktu. Biz, bununla alakalı olarak bakanlıklarda girişimlerde bulunduk. Üretilen malzemenin iç piyasadaki talebi karşıladıktan sonra dış piyasaya yönelmesini talep ettik. Bazı önlemler alındı ama geçici oldu. Öte yandan ihracatçıların hepsi bu pazarı gördüğü için yatırım yaptı. Bu yatırımların karşılığı önümüzdeki sene kendisini gösterecek. İç piyasada malzeme tedariki rahatlayacak. Ama ihracat düşünürken iç piyasada malzeme fiyatlarımız arttı. Şimdi sıkıntılı bir süreci yaşıyoruz. Çünkü bu daire fiyatlarına da yansıdığı için artık ulaşılabilirlik uzaklaşıyor. Sene başında 600-700 bin liralara daire bulunabiliyordu ama sanıyorum bu malzeme fiyatlarıyla artık 900 bin ve 1 milyon liradan aşağı daire bulmak zor olacak. Aslında bunu önlemenin yolları var. Özellikle araziyle alakalı imar alanlarında arzı biraz daha artırabilirsek fiyatları geriye çekebilme imkânı bulabiliriz. Bizim arsa üretimi yapmamız ve planlı imar alanlarını çoğaltmamız lazım. Çünkü bir ihtiyaç var. Doygunluk diyorlar ama şuan Bursa piyasasında hâlâ ihtiyaç var.

  • Sektör temsilcilerinin size ilettiği en önemli sorunlar nelerdir?

Hem imar hem yapı denetim hem de yeni çıkan yönetmeliklerde yaşanan sıkıntılar var. Yönetmelikler, salgın döneminde ortaya çıktı ama inşaat piyasasında çok fazla hareket olmadığı için bunlar yansımamıştı. Ne zamanki hareket başladı yönetmelik kaynaklı sıkıntılar ortaya çıktı. Bunlarla alakalı sıkıntıları sahadan toplayıp bakanlıklara ulaştırıp düzeltilmesi için uğraşıyoruz. İkincisi de malzeme tedariki. Artık senin istediğine göre değil elindeki malzemeye göre inşaat yapma süreci yaşanıyor. Bir de malzemenin bedelini ödesen dahi malzemeyi göndermeme durumu var çünkü fiyatlama yapılamıyor. Dolar kurunun oynaklığı, ‘malım elimde dursun daha iyi’ düşüncesi oluşturdu.

  • Sektörde bir ayıklanma yaşandı mı?

Salgın sürecinde oldu. Taşlar yerine oturdu. Herkes kendi işine ağırlık verdi ve yan iş olarak inşaatçılık yapanlar bıraktı. Bir ayıklanma yaşandı.

  • İş gücü açısından inşaatta bir sorun yaşanıyor mu?

Her sektörde olduğu gibi özellikle nitelikli iş gücü sorunu inşaatta da var. İnşaat sektöründeki taşeronların hemen hemen yüzde 95’inde Suriyeli veya Afgan çalışıyor. Bizde maalesef iş beğenmeme ve en kolaya kaçma gibi bir durum söz konusudur. Tabi şantiyelerin eski hızı yok. Bu nedenle işler yavaşladığında memleketine veya başka bir yere gidenler dönmedi.

  • Bursa’daki kentsel dönüşüm süreciyle alakalı kişisel düşünceniz nedir?

Kentsel dönüşüm açısından Bursa için önceliklerimizi tespit etmemiz gerekiyor. Bizim, Bursa’yı yıkıp yapmak gibi bir lüksümüz yok. Ama çürük yapı stoku ki en sıkıntılı olan yüzde 10’luk bölümünün tespitiyle alakalı bir envanter çalışması yapılması gerekiyor. Bu çalışma; bakanlık ve belediye nezdinde biran önce yapılmalı. Çalışmada belirlenecek yapıların dönüşmesi için de bir model uygulaması yapılmalı. Bundan önceki modellerde emsal artışı verildi. Belki çok kötü örnekleri de çıkmış olabilir ama kötü yapıldı diye bu işi tıkamak olmaz. Yeni senaryolar ve modeller üretmemiz lazım. Bunları oluşturmak için de bütün aktörlerin bir masa etrafında konuşuyor olabilmemiz lazım.

  • Son olarak çalışma grubunun açıkladığı raporda da altı çizilen uydu kentler ve yeni sanayi alanları talebi konusunda sizin değerlendirmenizi merak ediyorum?

Uydu kentlere ihtiyaç var. Bursa sanayi şehri ve bunu artık çıkaramazsınız. Yenilemeniz gerekiyor. BTSO olarak bizim üstüne basa basa söylediğimiz gibi içerdeki mevcut imarsız sanayi alanlarının çıkarılarak yeni planlı sanayi alanları lazım. Merdiven altında çalışan üreticilerin şehrin içinden çıkıp artık nitelikli olarak çalışacağı ortamlar oluşturmamız gerekiyor. Bunlar için yeni sanayi imarlı alanların mutlaka oluşması ve bununla alakalı da burada çalışacak insanların ikamet edeceği alanların da uydu kentler vasıtasıyla oluşturulması lazım. Hem çevre hem ulaşım hem de diğer bütün başlıklardaki sorunları ortadan kaldıracak bir enstrüman olarak görüyoruz.

Yorumlar (0)
Namaz Vakti 03 Nisan 2025
İmsak 06:47
Güneş 08:18
Öğle 13:10
İkindi 15:31
Akşam 17:52
Yatsı 19:17
6
hafif yağmur
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Galatasaray 28 71
2. Fenerbahçe 27 65
3. Samsunspor 28 51
4. Beşiktaş 27 47
5. Eyüpspor 28 44
6. Başakşehir 27 39
7. Göztepe 27 38
8. Gaziantep FK 27 38
9. Kasımpaşa 28 38
10. Trabzonspor 27 36
11. Antalyaspor 28 36
12. Konyaspor 28 34
13. Rizespor 27 33
14. Alanyaspor 28 31
15. Sivasspor 28 30
16. Bodrum FK 28 30
17. Kayserispor 27 30
18. Hatayspor 27 19
19. A.Demirspor 27 -2
Takımlar O P
1. Kocaelispor 31 62
2. Karagümrük 31 56
3. Erzurumspor 31 54
4. Gençlerbirliği 31 51
5. Bandırmaspor 31 51
6. İstanbulspor 31 49
7. Ahlatçı Çorum FK 31 46
8. Amed Sportif 31 46
9. Boluspor 31 45
10. Ümraniye 31 45
11. Esenler Erokspor 31 44
12. Iğdır FK 31 44
13. Keçiörengücü 31 42
14. Pendikspor 31 41
15. Sakaryaspor 31 39
16. Ankaragücü 31 38
17. Manisa FK 31 37
18. Şanlıurfaspor 31 34
19. Adanaspor 31 27
20. Yeni Malatyaspor 31 -21
Takımlar O P
1. Liverpool 30 73
2. Arsenal 30 61
3. Nottingham Forest 30 57
4. M.City 30 51
5. Newcastle 29 50
6. Chelsea 29 49
7. Aston Villa 30 48
8. Brighton 30 47
9. Fulham 30 45
10. Bournemouth 30 44
11. Brentford 30 41
12. Crystal Palace 29 40
13. M. United 30 37
14. Tottenham 29 34
15. Everton 30 34
16. West Ham United 30 34
17. Wolves 30 29
18. Ipswich Town 30 20
19. Leicester City 30 17
20. Southampton 30 10
Takımlar O P
1. Barcelona 29 66
2. Real Madrid 29 63
3. Atletico Madrid 29 57
4. Athletic Bilbao 29 53
5. Villarreal 28 47
6. Real Betis 29 47
7. Rayo Vallecano 29 40
8. Celta Vigo 29 40
9. Mallorca 29 40
10. Real Sociedad 29 38
11. Sevilla 29 36
12. Getafe 29 36
13. Girona 29 34
14. Osasuna 29 34
15. Valencia 29 31
16. Espanyol 28 29
17. Deportivo Alaves 29 27
18. Leganes 29 27
19. Las Palmas 29 26
20. Real Valladolid 29 16